Kahire’ye yaklaşık 200 kilometre uzaklıktaki Minya Valiliği'nde yer alan El-Bahansa (Antik Oxyrhynchus) nekropolünde yapılan son kazı, deneyimli arkeologları bile şoka uğrattı. 

Maite Mascort ve Esther Ponce liderliğindeki araştırma ekibi, Roma dönemine ait mezarı incelerken bir mumyanın içine gizlenmiş el yazması bir papirüs tespit etti. Yapılan filolojik incelemeler sonucunda bu metnin, İlyada Destanı'nın II. Kitabında yer alan ünlü "Gemi Kataloğu" bölümü olduğu anlaşıldı. Bu pasaj, Truva Savaşı'na katılan Akha (Yunan) birliklerinin ve gemilerinin detaylı bir listesini içeriyor.

Bir Yunan klasiği neden Mısır'daki Roma mezarına girdi?

Arkeologlar bu durumun arkasında birkaç güçlü tarihsel neden olabileceğini belirtiyor:

Ptolemaios (Yunan) dönemi ve sonrasındaki Roma yönetimi boyunca Yunanca, Mısır'da idari, askeri ve kültürel elitlerin seçkin diliydi.

Bu parça, ölen kişinin yüksek eğitim seviyesini (aristokrat veya katip olduğunu) gösteren kişisel bir eşyası veya öbür dünyada onu koruması için göğsüne yerleştirilmiş sembolik bir muska olabilir.

Mezarda sadece dünya edebiyatını değiştirecek bu papirüs bulunmadı. Arkeologlar, geometrik motifli kaliteli keten kumaşlara sarılmış birkaç Roma mumyası, çok renkli ahşap tabutlar ve cesetlerin üzerine yapıştırılmış altın varak kalıntıları buldular.

3 altın 1 bakır dil dikkat çekti

Ancak en dikkat çekici detaylardan biri, ölen kişilerin ağzına yerleştirilen üç altın ve bir bakır dil oldu.

Antik Mısır inancına göre, ölünün ağzına yerleştirilen bu metal diller, ölen kişinin yeraltı dünyasının hakimi Tanrı Osiris ile pürüzsüz bir şekilde konuşmasını ve öbür dünyada iletişim kurmasını kolaylaştıran güçlü birer cenaze muskasıydı. Roma egemenliği altında bile bu Mısır geleneğinin aynen korunması, müthiş bir kültürel kaynaşmanın kanıtıdır.

Nekropolün biraz daha ilerisinde, Ptolemaios dönemine ait bir başka odada ise keşif daha da ilginç bir hal aldı. Kireçtaşından oyulmuş odalarda şunlar gün yüzüne çıkarıldı:

Yetişkinlere ait yakılmış (kremasyon) kalıntılar,

Bir bebeğe ait kemikler,

Özenle kumaşlara sarılarak mumyalanmış bir kedi başı.

Bununla da kalmayıp, kazılarda Mısır mitolojisindeki çocuk tanrı Harpocrates (Horus'un çocukluğu) ile Roma mitolojisindeki aşk tanrısı Cupid (Eros) ile ilişkili figürinler yan yana bulundu. Farklı inançların tanrıları, aynı mezar odasında bir arada varlığını sürdürüyordu.

Kaynak olarak ekle

Bu keşif, arkeolojinin sadece altın ve mücevher bulmaktan ibaret olmadığını, çok daha değerli bir şeyi; kültürlerin köklerini tamamen silmeden nasıl harmanlandığını gösteriyor. Tek bir mezarda Mısır ritüelleri (mumyalama ve altın dil), Roma varlığı ve Yunan edebiyatı (Homeros) bir arada yer alıyor. Bir mumyanın içinde saklanan İlyada, iki bin yıl öncesinin aslında ne kadar kozmopolit, entelektüel ve sınırları aşan bir dünya olduğunu insanlığa yeniden hatırlatıyor.