Beyaz ıstakozlar, bu canlılarda görülen sıra dışı renk çeşitlerinin en nadirlerinden biri olarak kabul ediliyor. Casper, bir süre Maine Eyalet Akvaryumu'nda kaldıktan sonra renginin ardındaki genetik sırrın araştırılması için Biddeford'daki New England Üniversitesi Deniz Bilimleri Merkezi'ne götürüldü.
RENGİNİN SIRRI ARAŞTIRILACAK
Amerikan ıstakozları doğada genellikle koyu kahverengi, yeşilimsi ve gri tonlarında görülüyor. Zaman zaman genetik farklılıklar nedeniyle mavi, turuncu, sarı, mor veya iki farklı renge sahip sıra dışı bireyler de ortaya çıkabiliyor. Tamamen beyaza yakın ıstakozlara rastlanması ise çok daha düşük bir ihtimal.
Araştırmacılar şimdi Casper'ı, nadir renkli ıstakozların neden alışılmışın dışında kabuklara sahip olduğunu anlamak için yürütülen çalışmaya dahil edecek. Örnekler hayvana zarar vermeyen yöntemlerle alınacak ve renk farklılığında hangi genlerin rol oynadığı araştırılacak.
Çalışmanın dikkat çekici taraflarından biri de araştırmacıların elinde karşılaştırma yapabilecekleri farklı renklerde ıstakozların bulunması. Merkezde Casper'ın yanı sıra turuncu, mavi, mor, sarı ve farklı renklerin bir arada görüldüğü ıstakozlar da bulunuyor.

15 BİNDEN FAZLA GEN İNCELENİYOR
Araştırmanın temeli 2024 yılında merkeze getirilen nadir renkli ıstakozlarla atıldı. Bunlardan "Peaches" adı verilen turuncu bir ıstakoz daha sonra yavruladı. Yavruların bazılarının kahverengi, bazılarının turuncu ve bazılarının ise mavi tonlarında olması araştırmacılara sıra dışı renklerin nesilden nesile nasıl aktarıldığını incelemek için önemli bir fırsat sundu.
Ekip bu yavrulardan genetik örnekler topladı ve kabuk rengindeki farklılıklarla bağlantılı olabilecek değişimleri belirlemek için 15 binden fazla geni incelemeye başladı. Casper'ın araştırmaya katılmasıyla ilk kez bu kadar nadir görülen beyaz renkli bir örnek de diğer ıstakozlarla karşılaştırılabilecek.
Araştırmacılar, çalışmanın yalnızca Casper'ın neden beyaz olduğunu açıklamakla kalmayacağını düşünüyor. Elde edilecek sonuçların ıstakozlarda kabuk renginin nasıl oluştuğunu ve sıra dışı renk özelliklerinin sonraki nesillere nasıl aktarılabildiğini daha iyi anlamaya yardımcı olması bekleniyor.