GeoJournal dergisinde yayımlanan bilimsel bir araştırmaya göre, Mısır'daki Nil Deltası 1985 ile 2023 yılları arasında 240 kilometrelik kıyı şeridi boyunca toplam 18,7 kilometrekare kara kaybına uğradı. Veriler, her yıl ortalama 49 hektarlık kıyı alanının erozyon nedeniyle Akdeniz suları altında kaldığını ortaya koydu.
KAYIPLAR NEHİR AĞIZLARINDA YOĞUNLAŞIYOR
1985 ve 2023 yıllarına ait uydu görüntülerinin karşılaştırılmasıyla yapılan incelemede, kıyı kaybının yüzde 64’ünün (yaklaşık 12 kilometrekare) Nil Nehri’nin Akdeniz’e döküldüğü Reşid (Rosetta) ve Dimyat (Damietta) burunlarında gerçekleştiği tespit edildi.
Reşid Burnu'nda yıllık geri çekilme hızı 12,4 metreye ulaştı. Bölgeye 1980 ve 1990'lı yıllarda inşa edilen beton koruma duvarlarından önce bu oranın yıllık ortalama 137,4 metre olduğu kaydedildi. Araştırmadaki projeksiyonlara göre, mevcut koşulların sürmesi halinde Reşid kıyısının 2050 yılına kadar 420 metre daha gerileyeceği öngörülüyor. Ayrıca 1974-2022 dönemini kapsayan uzaktan algılama çalışmaları, Reşid ve Dimyat’ın yanı sıra Menzale Gölü çevresinde de kıyı çizgisinin karaya doğru çekildiğini gösteriyor.
ASVAN BARAJI TORTU AKIŞINI KESTİ
Araştırmada erozyonun ana kaynağı olarak 1964 yılında faaliyete geçen Asvan Yüksek Barajı gösterildi. Elektrik üretimi, taşkın kontrolü ve tarımsal su temini amacıyla inşa edilen baraj, deltayı besleyen tortu akışını durdurdu.
Alexandria Engineering Journal verilerine dayanan bilgilere göre, baraj öncesinde deltaya yılda 120 milyon tondan fazla alüvyon taşınırken, bu miktar günümüzde neredeyse sıfıra indi. Akışın kesilmesi kıyı erozyonunu artırırken, tarım arazilerinde doğal alüvyonun yerini kimyasal gübreler aldı.
TAMAMEN DURMADI
Deniz seviyesinin altında yer alan Reşid bölgesinde kış taşkınları ve deniz suyunun ilerlemesi, tarım topraklarında tuzlanmaya yol açıyor. İnşa edilen kıyı koruma yapılarının ise erozyonu tamamen durdurmadığı, yönünü değiştirdiği saptandı.
Reşid'de inşa edilen bir koruma duvarının yerel gerilemeyi önlemesine karşın, erozyonun 3 kilometre doğuya kayarak yıllık 64 metre hızla devam ettiği, daha sonra inşa edilen beş mahmuz ile bu hızın yıllık 45 metreye düşürüldüğü bildirildi.