Cem YILDIRIM

Artan enflasyon ve yükselen yaşam maliyetlerinin memur ve emeklilerin alım gücünü her geçen gün daha da eritiyor. Temmuzdaki ara zam öncesi seslerini yükselten emekli ve memurlar, yılları geride bırakırken alım gücünü de kaybetti.  Bu tabloya isyan eden Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş, “Emekli aylıklarına gerçekten zam yapılsa, alım gücümüzün artması, en azından korunması gerekirdi. Aylıkların yarısını yok etmişsiniz, şimdi de ‘kırıntılarla idare edin’ diyorsunuz” diye konuştu.

Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Tuncay Cengiz de “Gelir sabit, gider süratli. Cüzdan sessiz, hayat zamlı... Kısacası kaybetmeye devam ediyoruz. Üstelik yavaş yavaş değil; hızlanarak! Ve ne yazık ki gitgide daha derin bir sefaletin içine sürükleniyoruz. Memur kaybediyor, emekli kaybediyor” ifadelerini kullandı.

‘AYLIKLARIN YARISINI YOK ETTİNİZ’

Emeklilerin, ilk hedef olarak 2002 yılı öncesi koşullara ulaşmak istediğini vurgulayan Salman Hürkardeş, “2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 lira iken, en düşük emekli aylığı, bunun yüzde 40 fazlası olan 257 liraydı. Bugünkü 28 bin 75 liralık asgari ücretin yüzde 40 fazlası 39 bin 305 lira eder. Siz en düşük emekli aylığı olarak 20 bin lira veriyorsunuz. Yani yaklaşık olarak aylıkların yarısını yok etmişsiniz, şimdi de ‘kırıntılarla idare edin’ diyorsunuz” ifadelerini kullandı.

“Hayatımızda değişen iki şey var: Biri tarihler, diğeri açlık ve yoksulluk sınırı” diyen Tuncay Cengiz de “Asıl değişmesi gereken alım gücümüz ve gelirimiz mi? Onlar da değişiyor elbette ama aşağı doğru! Her geçen gün biraz daha eriyor, biraz daha küçülüyor, biraz daha elimizden kayıp gidiyor” dedi.

Kaynak olarak ekle

Yarına dair umutlar kırılıyor, toplumun geleceği tehlikede

İktidarın ekonomi politikalarının toplumun tüm kesimlerini olumsuz etkilediğini söyleyen Salman Hürkardeş, “Emekli aylığımın yıllar içerisinde nasıl eridiğini yaşayarak biliyorum. Bu sistem sadece bizi yoksullaştırmakla kalmıyor; çocuklarımızın, torunlarımızın, gençlerin ve kadınların gelecek umutlarını da karartıyor. Çocukların, gençlerin ve kadınların yarına dair umudu kırılmışsa toplumun geleceği tehlikededir” dedi. Açlık ve yoksulluk sınırı ile maaşlar arasındaki farkın giderek büyüdüğüne dikkat çeken Tuncay Cengiz de “Mayısta 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 35 bin 174 liraya, yoksulluk sınırı ise 114 bin 576 liraya yükseldi. Maaşlar yetersiz kaldı” diye konuştu.

‘Ortaya çıkan tablo adeta geçim trajedisi’

Devlet Memurları Sendikası Genel Baş­kanı Tuncay Cengiz, şöyle konuştu: “Dört kişilik bir ailenin Mayıs 2026 ayı açlık sınırı 35 bin 174 lira, yoksulluk sınırı ise 114 bin 576 lira olarak açıklandı. Cumhurbaşkanlığı verilerine göre ise en düşük memur maaşı 61 bin 890 lira, en düşük emekli sandığı aylığı 26 bin 054 lira, ortalama emekli sandığı aylığı 31 bin 843 lira. Mayıs 2026 ayı enflasyon oranı yüzde 1.71 ve 2026 yılı ilk 5 aylık enflasyon farkı da yüzde 5. Şimdi bu verileri yan yana koyup bir bakalım. Ortaya çıkan tablo ne yazık ki matematik değil, adeta bir geçim trajedisidir.”