Almanya'nın ikinci büyük bankası Commerzbank, İtalyan UniCredit'in devralma girişimine karşı "bağımsızlık" stratejisini sertleştirerek 3 bin kişilik istihdam kesintisine gideceğini açıkladı.

Banka, operasyonel verimliliği artırmak amacıyla 3 bin kişilik ek istihdam kesintisine gideceğini ve 2030 yılı için karlılık hedeflerini önemli ölçüde yükselttiğini duyurdu.

Commerzbank Üst Yöneticisi (CEO) Bettina Orlopp, Frankfurt'ta düzenlenen toplantıda, bankanın 2030 stratejisinin beklenenden daha güçlü sonuçlar verdiğini belirterek, "Stratejimiz işliyor ve başlangıçta planlanandan çok daha yüksek bir potansiyele sahibiz." dedi.

Orlopp, bankanın 2030 gelir hedefini 16,8 milyar euro ve net kar beklentisini 5,9 milyar euro olarak açıkladı.

Commerzbank, UniCredit'in satın alma girişimini engellemek için stratejik istihdam kesintisine euro duyurdu. Banka, operasyonel verimliliği artırmak için yapay zeka kullanımına 2030 yılına kadar yaklaşık 600 milyon euro yatırım yapmayı planlıyor.

Yapay zekanın sağladığı otomasyon sayesinde iş gücünde yüzde 10'luk bir verimlilik artışı hedeflenirken, 38 bin kişilik kadrodan 3 bin pozisyonun kesilmesi konusunda iş konseyi ile mutabakata varıldı. Banka, bu süreç için 450 milyon euroluk bütçe ayırdı.

2011'DEN BU YANA EN İYİ PERFORMANS

UniCredit’in sunduğu devralma planlarını "belirsiz" ve "uygulama riskleri yüksek" olarak nitelendiren Commerzbank yönetimi, organik büyümenin hissedarlar için daha güvenli olduğunu vurguladı.

Banka, ancak hissedarlara cazip bir prim sunulması ve bankanın KOBİ odaklı iş modelinin korunması şartıyla görüşmelere açık olduğunu yineledi.

Yılın ilk çeyreğinde 913 milyon euro net kar elde eden Commerzbank, 2011'den bu yana en iyi çeyrek performansını sergiledi. Faaliyet karı ise yıllık bazda yüzde 11 artarak 1,36 milyar euro ile rekor seviyeye ulaştı. Analistler, faaliyet karının 1,32 milyar euro seviyesinde gerçekleşmesini bekliyordu.

AVRUPA FİNANS TARİHİNDE EN BÜYÜK SATIN ALMA

İtalyan bankacılık grubu UniCredit'in, Commerzbank'ı bünyesine katmak için başlattığı hamleler, Avrupa finans tarihinin en büyük devralma faaliyetlerinden birine dönüştü.

Eylül 2024'te başlayan ve Mart 2026 itibarıyla 35 milyar euroluk resmi teklifle yeni bir boyuta taşınan süreç, ekonomi yönetimleri ve piyasalar tarafından yakından takip ediliyor.

Süreç, Alman Federal Hükümeti'nin 2008 finansal krizinden bu yana elinde tuttuğu Commerzbank hisselerinin bir kısmını satışa çıkarmasıyla başladı.

UniCredit, piyasa beklentilerinin aksine hisselerin büyük bir bölümünü (yüzde 4,5) tek başına satın alarak toplam payını yüzde 9’a çıkardı.

Alman hükümeti, hisselerin geniş bir yatırımcı grubuna yayılmasını planlarken tamamının bir rakip bankaya gitmesini "hatalı bir süreç yönetimi" olarak nitelendirerek bu hamleye sert tepki gösterdi.

UniCredit, Berlin’in siyasi muhalefetine rağmen geri adım atmayarak türev finansal araçlar yoluyla bankadaki payını artırmaya devam etti.

2024 sonuna gelindiğinde UniCredit, potansiyel payını yüzde 21’e, 2025 yılında ise yüzde 29,9 seviyesine kadar yükselterek Alman devralma yasasındaki yüzde 30’luk "zorunlu teklif" eşiğine dayandı.

Commerzbank yönetimi ve Alman hükümetinin direnişinin temelinde, bankanın Alman ekonomisinin belkemiği olan orta ölçekli işletmeler üzerindeki kritik rolü yatıyor.

Alman hükümeti, bankanın kontrolünün Milano’ya geçmesi durumunda Alman sanayisine verilen kredi akışının kesilebileceğinden ve Alman finans sisteminin İtalya’nın yüksek kamu borcu riskine maruz kalabileceğinden endişe ediyor.

Mart 2026'da 35 milyar euroluk resmi pay alım teklifini sunan UniCredit, süreci tamamlamak için Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) gelecek nihai onayı bekliyor.

15 BİN KİŞİ İŞNİ KAYBEDEBİLİR

Öte yandan, Alman sendikalar UniCredit kontrolünde Almanya genelinde 15 bin kişinin işini kaybedebileceği uyarısında bulunarak hükümete baskıyı artırdı.

Commerzbank çalışan temsilcileri ve sendikalar, UniCredit’in devralma girişimine karşı banka yönetiminin bağımsız kalma stratejisine destek vererek olası bir birleşmenin "istihdam kıyımına" yol açacağı uyarısında bulundu.

Commerzbank Genel İş Konseyi Başkanı Sascha Uebel, bankanın kendi planladığı 3 bin kişilik kesintinin, bir devralma durumunda yaşanacak kayıpların yanında çok daha az sancılı olduğunu vurguladı.

Uebel, UniCredit’in yönetime geçmesi halinde yan kuruluşlar ve uluslararası merkezlerle birlikte 10 binden fazla çalışanın etkilenebileceğini belirtti.

Birleşmiş Hizmet Sektörü Sendikası (Ver.di) temsilcisi Kevin Voss ise UniCredit bünyesindeki HypoVereinsbank ile yapılacak bir birleşmenin toplamda 15 bin kişinin işini kaybetmesine neden olabileceğini iddia ederek, "Bu birleşme ne müşteriye ne de ekonomiye katma değer sağlar." dedi.