Almanya'da yaklaşık 3,7 milyon seçmen, Pazar günü Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin eyaletlerinde yerel parlamentoların yeni üyelerini seçmek amacıyla oy kullanacak.
Saksonya-Anhalt eyaletinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif'in (AfD) birinci çıkması ve Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) ağır bir yenilgi almasının ardından gözler bu iki eyaletteki sandıklara çevrildi.
Seçim sonuçları, Başbakan Friedrich Merz üzerindeki siyasi baskının arttığı bir dönemde hem CDU içi dengeler hem de CDU/CSU ile SPD ortaklığındaki federal hükümet koalisyonunun geleceği açısından kritik bir gösterge kabul ediliyor.
Yaklaşık 2,4 milyon seçmenin bulunduğu Berlin'de Sol Parti ile eyalette iktidarda olan CDU arasında kıyasıya bir mücadele yaşanıyor.
Ankette oy oranı yüzde 20 ile 23 arasında değişen Sol Parti, CDU'nun az farkla önünde yer alıyor.
Sol Parti'nin başbakan adayı Türk kökenli 45 yaşındaki Elif Eralp'in seçimi kazanarak koalisyon kurması halinde, Eralp Berlin'in ilk göçmen kökenli eyalet başbakanı unvanını alacak.
TÜRK ADAY BAŞBAKANLIĞA KOŞUYOR
Kadın bir göçmen olarak yaşadıklarını ön plana çıkaran, kampanyasını ise yükselen kiralar ile konut sıkıntısı üzerine kuran Eralp'e karşı CDU'nun oyları yüzde 20-21 seviyelerinde seyrediyor. 2023 yılında yüzde 28 oy alan CDU, oy kaybı riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Eyalette Başbakan Kai Wegner'in Temmuz ayında adaylıktan çekilmesiyle CDU'nun adayı olan 46 yaşındaki Maliye Senatörü Stefan Evers, güvenlik, tasarruf programı ve temiz kent odaklı bir kampanya yürütüyor.
Evers'in sosyal yardım alanların çöp toplama işlerinde görevlendirilmesi veya eski Tempelhof Havalimanı'nın bir bölümünün imara açılması gibi önerileri kentte tartışmalara yol açtı.
Berlin'de 20 yıl iktidarda kalan SPD ise oy oranının yüzde 10-12 bandına düşmesi ve başbakan adayı Steffen Krach hakkındaki rüşvet iddiaları nedeniyle zemin kaybediyor.
Hannover Bölge Başkanı olduğu dönemdeki bir ihale yüzünden suçlanan Krach ise iddiaları reddediyor.
Yüzde 16 oy oranındaki Yeşiller'in koalisyon denkleminde yer alabileceği öngörülürken, oyunu yüzde 17-18'e çıkaran AfD ile diğer partiler iş birliğini reddediyor.
AFD HEMEN ARKASINDA
Kuzeydoğudaki Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde yaklaşık 1,3 milyon seçmen oy kullanacak. Anketler, aşırı sağcı AfD'nin yüzde 38 oy oranıyla birinci parti olacağına işaret ediyor.
Eyalette kesinleşmiş aşırı sağcı olarak sınıflandırılmayan AfD'de, grup başkanı Enrico Schult ile Federal Meclis üyesi Leif-Erik Holm öne çıkarken, parti Holm'ün başbakan olmasını hedefliyor.
Eyalette Sol Parti ile koalisyonda bulunan iktidardaki SPD'nin oyları ise yüzde 33-35 aralığına gerilemiş durumda.
SPD'nin başbakan adayı Manuela Schwesig, seçmen nezdindeki popülaritesi ve Merz hükümetine yönelik eleştirileriyle oy farkını kapatmayı hedefliyor.
Mecklenburg-Vorpommern'de CDU'nun alacağı sonuç başkent Berlin'de endişeyle takip ediliyor.
Bir önceki seçimde yüzde 13,3 oy alan CDU'nun desteği yüzde 7 seviyelerine düşerken, Polltix Enstitüsü'nün araştırması partinin yüzde 5'lik seçim barajının altında kalabileceğini gösteriyor.
Tutzing Siyasi Eğitim Akademisi'nden siyaset bilimci Ursula Münch, partinin yüzde 5'in altında kalmasının "büyük bir itibar kaybından çok daha fazlası" anlamına geleceğini ifade ediyor.
Eyalette Sol Parti yüzde 9-10, Yeşiller yüzde 5 civarında oy oranına sahipken, Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) baraja takılıyor.
Altı partinin de meclise girmesi halinde koalisyon kurma sürecinin zorlaşacağı, BSW'nin dışarıda kaldığı bir senaryoda ise SPD-Yeşiller-Sol Parti koalisyonunun mümkün olabileceği değerlendiriliyor.