Almanya’da arkadaşlarla yemeğe çıkıldığında hesap çoğu zaman masadaki kişi sayısına eşit bölünmüyor. Herkes ne yiyip içtiğini garsona tek tek söylüyor ve yalnızca kendi siparişinin ücretini ödüyor. Bu alışkanlığın arkasında ise cimrilikten çok, kimsenin diğerine borçlu kalmaması ve ilişkide dengenin korunması düşüncesi yatıyor.

BBC Türkçe’nin haberine göre, başka ülkelerde arkadaşlar arasında yaygın olan sırayla içki ısmarlama alışkanlığı da Almanya’da aynı ölçüde benimsenmiyor. Bir Alman ile evli olan Avusturyalı araştırmacı Dr. Harald Pitters, bu yaklaşımı adalet duygusu ve durumu kontrol altında tutma isteğiyle açıklıyor.

“HERKES KENDİ İÇTİĞİNİ ÖDERSE HAYAL KIRIKLIĞINA YER KALMAZ”

Pitters, iki yakın Alman arkadaşıyla dışarı çıktığında sırayla içki ısmarlama konusunun aralarında anlaşmazlık yarattığını anlatıyor:

“Ne kadar kalacağımız ve kaç içki içeceğimiz belli olmadığında, sırayla içki ısmarlama fikrinden hoşlanmıyorlardı. Herkes kendi içtiğini öderse hayal kırıklığına yer kalmaz.”

Bu hesap alışkanlığı, Berlin’de gençlerin yaz akşamları önünde toplandığı, geç saatlere kadar açık küçük marketler olan Späti’lerde de görülebiliyor. Kreuzberg semtindeki Orania Berlin otelinde barmenlik yapan Julian Berger, “Kimin kaç tane içki aldığının hesabı kesinlikle tutulur” diyor.

Berger’e göre ayrı ödeme, arkadaşlar arasındaki dengesizlik ihtimalini ortadan kaldırıyor: “Herkes kendi hesabını ödediğinde kendilerini daha rahat hissederler. Arada bir dengesizlik olmasından hoşlanmazlar.”

Kaynak olarak ekle

Bu anlayışın Almancada bir de karşılığı var: “Klare Rechnung, gute Freunde.” Türkçesiyle, “Hesaplar açık olursa dostluklar sağlam olur.”

BİRA BAHÇELERİNDE VE ŞENLİKLERDE DURUM FARKLI

Ancak ayrı hesap alışkanlığı her yerde aynı değil. Almanya’nın güneyinde, biranın genellikle bir litrelik kulplu bardaklarla sunulduğu Biergarten adı verilen bira bahçelerinde sırayla içki ısmarlamak daha yaygın. Bavyera dahil geleneklerine daha bağlı bölgelerde de arkadaşların birbirlerine içki ısmarlamasına daha sık rastlanıyor.

Pitters, gençlerin yeniden ilgi göstermeye başladığını söylediği geleneksel yerel şenliklerde de farklı bir yaklaşım bulunduğunu belirtiyor:

“Biranın başlıca içecek olduğu Erntedankfest gibi hasat şenliklerinde sırayla içki ısmarlamak son derece olağandır. Yalnızca kendinize ve partnerinize içki alırsanız garip karşılanabilirsiniz.”

Pitters’e göre Köln’deki karnaval ve Hamburg’da limanın kuruluş yıl dönümü için düzenlenen Hafengeburtstag kutlamalarında da aynı alışkanlık geçerli.

DAVETİN NASIL YAPILDIĞI ÖNEMLİ

Almanya’yı ziyaret edenlere Berger’in önerisi, biri açıkça aksini söylemedikçe herkesin kendi hesabını ödeyeceğini varsaymaları. Bir kişinin “Ich lade dich ein”, yani “Seni ben davet ediyorum” demesi ise hesabı onun ödeyeceği anlamına geliyor.

Hesabın ayrılmasını istemek de olağan karşılanıyor. Garsonlar çoğu zaman kendileri “Getrennt oder zusammen?”, yani “Ayrı ayrı mı, birlikte mi?” diye soruyor.