Ağustos ayında altın ve gümüş fiyatlarında yaşanan dikkat çekici yükseliş, iki kıymetli metalin piyasa değerine birlikte yaklaşık 5 trilyon dolar ekledi. Bull Theory'nin analizine göre altın yüzde 15, gümüş ise yüzde 19 değer kazandı.

GÜMÜŞ SON İKİ AYIN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE

Ons başına 69 doların üzerinde işlem gören gümüş, son iki ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu performansın arkasında ortak makroekonomik faktörlerin yanı sıra fiziksel arz açığı ve artan sanayi talebi yer alıyor. Yapay zeka veri merkezleri, elektrik şebekesi modernizasyonu ve gelişmiş elektronik üretimi, mevcut maden üretim kapasitesinin üzerinde bir tüketim oluşturuyor.

Altın fiyatları da benzer bir ivmeyle ons başına yaklaşık 4.630 dolar seviyesine ulaştı. Bu seviye, mayıs ortasından bu yana kaydedilen en yüksek nokta oldu. Ancak her iki metal de yılın ilk döneminde ulaştıkları rekor zirve seviyelerinin altında kalmayı sürdürüyor.

ABD'NİN HAMLESİ ALTINI DA GÜMÜŞÜ DE ETKİLEDİ

ABD Hazine Bakanlığı'nın uzun vadeli devlet tahvili geri alımlarını seans başına 4 milyar dolara çıkarma kararı, piyasa dinamiklerini şekillendirmede belirleyici oldu. Bu adım, kıymetli metal piyasalarında kısa pozisyon kapatma ve spekülatif alım hareketlerini hızlandırdı. Düşen tahvil getirileri ve zayıflayan dolar da gümüşün değer saklama aracı olarak cazibesini artırdı.

Kaynak olarak ekle

Jeopolitik gerilimler de güvenli liman talebini güçlendirdi. İran ile yaşanan askeri çatışmaların enerji fiyatlarını yukarı taşıması, altının küresel ölçekteki güvenli liman niteliğini öne çıkardı. Enflasyonun gerilemesi, istihdam verilerindeki zayıflama ve daha güvercin bir Fed politikası beklentisi, faiz artışı beklentilerini azaltarak doları zirve seviyelerinden aşağı çekti.

ALTIN ZİRVENİN YÜZDE 15 ALTINDA

Yahoo Finance'e konuşan Truist Baş Yatırım Sorumlusu Keith Lerner, koşulların iyileşmesiyle altın duruşlarını yeniden "nötr" seviyeye çektiklerini duyurdu. Lerner, altının son zirve noktalarının yaklaşık yüzde 15 altında bulunduğunu belirterek daha dengeli bir görünüm oluştuğunu bildirdi.

Analizde, yükselen reel faiz oranlarının daha önce altın üzerinde baskı oluşturduğu, ancak son dönemde reel getirilerdeki yükselişin durduğu ifade edildi. Hazine’nin uzun vadeli tahvil alımlarını artırma kararının da faiz oranları üzerindeki yukarı yönlü baskıyı hafifletebileceği belirtildi. Altının 200 günlük hareketli ortalamasını yeniden kazanması da aşağı yönlü momentumun azaldığına işaret ediyor.

Merkez bankalarının altın talebinin güçlü kalmaya devam ettiği kaydedildi. Alımların yavaşlayabileceğine ilişkin endişelere karşın son veriler, merkez bankalarının altın rezervlerini artırmayı sürdürdüğünü gösteriyor. Lerner, altın fiyatlarının ay sonuna kadar yüksek seviyelerde kalması için koşulların uygun olduğunu değerlendirirken, yılın başındaki ons başına yaklaşık 5.300 dolarlık zirvelere yeniden ulaşmanın daha zor olabileceğini ifade etti.