Piyasa katılımcılarının ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artışlarına devam edeceğine yönelik beklentileri nedeniyle altın fiyatları yılın ikinci yarısında zorlanmaya devam edebilecek olsa da küresel finans devi Bank of America (BofA), değerli metallerde ve özellikle madencilik sektöründe son derece cazip fırsatlar görmeyi sürdürüyor.
Bank of America emtia analistleri, Haziran ayı sonundan bu yana altın piyasasına yönelik iyimser beklentilerini kademeli olarak düşürüyordu. Banka, geçen hafta yayımladığı raporla 2026 yılı ortalama ons altın fiyat tahminini %14 oranında aşağı yönlü revize ederek 4.360 ABD dolarına çekti.
Bununla birlikte dev banka, kıymetli metalden tamamen vazgeçmiş değil ve uzun vadeli yükseliş beklentisini (boğa görünümünü) koruyor. Altın fiyatlarında konsolidasyon süreci yaşanırken, Bank of America’nın hisse senedi analistleri özellikle madencilik şirketlerinin hisselerinde oldukça güçlü ve dikkat çekici bir değerleme potansiyeli bulunduğunu vurguluyor.
FED BEKLENTİLERİ VE SEKTÖREL ROTASYON
Bankanın görünümündeki bu değişim, enflasyon baskıları hafiflese dahi Bank of America’nın Fed’den bu yıl üç faiz artırımı beklemesinden kaynaklanıyor. Analistler, mevcut piyasa koşullarında yatırımcıların aşırı değerlenmiş hisse senetlerinden çıkarak daha önce göz ardı edilmiş sektörlere yönelmesini (rotasyon) beklediklerini ifade ediyor.
Analistler raporda şu değerlendirmelere yer verdi:
“Yüksek faiz oranları para arzını azaltarak şirketler için finansal koşulları sıkılaştırır. Diğer tüm etkenler sabit kaldığında bu durum, hisse senedi piyasaları için olumsuz (ayı piyasası) bir sinyaldir. Yüksek faizler, düşen serbest nakit akışları ve rekor seviyedeki endeks yoğunlaşması; yatırımcıları daha küçük, daha ucuz ve daha az rağbet gören hisse senetlerine yöneltti. Sektörel rotasyonun devam etmesi için ciddi bir alan var: ABD’deki hanehalklarının elinde bulunan 21 trilyon dolarlık nakit, Covid öncesi trendin %33 üzerinde seyrediyor ve vergi sonrası %1 negatif reel getiri sunan nakitte kalmak artık bir avantaj sağlamıyor.”
MADENCİLİK SEKTÖRÜNDE REKOR ARTIŞ
Bank of America sabit getirili menkul kıymetler, bankacılık ve Latin Amerika hisse senetleri dahil olmak üzere piyasada değerinin altında kalan birkaç segment tespit ederken, madencilik sektörü bu listenin en üst sıralarında yer alıyor.
Analistler, yükselen altın fiyatlarının kâr marjlarını rekor seviyelere taşıması ve şirketlerin bilançolarını güçlendirmesine imkan tanıması sayesinde altın madencilerinin piyasadaki en kârlı sektörlerden biri haline geldiğine dikkat çekti.
Raporda konuya ilişkin şu detaylar paylaşıldı:
“Altın madenciliği şirketlerinin serbest nakit akışı 2020 yılına kıyasla 10 kat artmış durumda; özkaynaklara oranla uzun vadeli borç miktarı ise yarı yarıya azaldı. Altın madencilerinin getiri oranları (kazanç verimi) %12,0 ile tüm sektörler arasındaki en yüksek seviyede ve S&P 500 endeksine kıyasla son 20 yılın en ucuz seviyelerinde seyrediyor.”
BANKAYA GÖRE PORTFÖY ÇEŞİTLENDİRMESİ
Bank of America, madencilik ve metal hisselerinin mevcut durumda net varlık değerlerine (NVD) kıyasla %19 iskontolu işlem gördüğünü belirtti.
Analistler ayrıca, altın madenciliği hisselerinin tıpkı fiziki altın gibi portföy çeşitlendirmesinde kritik bir risk dengeleme rolü üstlenebileceğini vurguladı:
“Altın madencilerinin hem hisse senedi hem de sabit getirili menkul kıymet piyasalarıyla korelasyonu son derece düşük seviyededir (son 10 yılda sırasıyla 0,3 ve 0,2).”
NOT: BU HABERDE YER ALAN BİLGİLER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR...