Kıymetli metallerin evrendeki oluşum süreci, "GW170817" kodlu kozmik olayın incelenmesiyle bilimsel olarak belgelendi. 17 Ağustos 2017 tarihinde kaydedilen bu olayda, uzak bir galakside yer alan iki nötron yıldızı birbiriyle çarpıştı. Meydana gelen patlama sonucunda, yaklaşık 200 Dünya kütlesi büyüklüğünde altın ve 500 Dünya kütlesi büyüklüğünde platin dahil olmak üzere çok miktarda ağır elementin uzaya salındığı tespit edildi.
STANDART YILDIZ REAKSİYONLARI ALTIN ÜRETEMİYOR
Elde edilen astrofizik verilerine göre, uzaydaki sıradan yıldızların derinliklerinde gerçekleşen standart termonükleer füzyon reaksiyonları demir elementinde son bulmaktadır. Demir elementinden daha ağır olan altının ortaya çıkabilmesi için, çekirdeklerin birleşmesinden ziyade dışarıdan çok yüksek miktarda bir enerji akışı gerekmektedir. Altın elementinin oluşumu, yalnızca kilonova çarpışmaları sırasındaki aşırı yoğunluk koşullarında meydana gelen ve "r-süreci" (hızlı nötron yakalama) olarak adlandırılan fiziksel reaksiyonla mümkün olmaktadır.
DÜNYA'DAKİ ALTIN ASTEROİT BOMBARDIMANIYLA GELDİ
Bilim insanları, Dünya'daki tüm altının Güneş Sistemi'nin oluşumundan önceki bir dönemde ortaya çıktığını belirtti. Güneş Sistemi'ni oluşturan yıldızlararası toz bulutunun eski kozmik patlamaların kalıntılarını barındırdığı, ancak Dünya'nın erime evresinde bu altının büyük kısmının gezegenin çekirdeğine çöktüğü kaydedildi. Günümüzde insanlık tarafından çıkarılan ve işlenen altın ise gezegen çekirdeğinin oluşum sürecini tamamlamasından sonra yaşanan yoğun asteroit bombardımanları vasıtasıyla sonradan Dünya kabuğuna yerleşti.
Astrofizikçiler arasında, nötron yıldızı birleşmelerinin evrendeki altın varlığının tek kaynağı olup olmadığı konusundaki bilimsel tartışmalar ise devam ediyor. Bazı uzmanlar, bu tür çarpışmaların gerçekleşme sıklığının evrendeki toplam altın miktarını açıklamakta yetersiz kalabileceğini savunarak, çöken yıldızlar veya dev manyetik yıldız patlamaları gibi diğer ekstrem uzay olaylarının da bu sürece katkıda bulunmuş olabileceğini ifade ediyor.