Çankırı'nın Yapraklı ilçesine bağlı Yukarıöz Köyü, sınırları içinde adeta küçük bir Fransa'yı barındırıyor. Sokaklarında Fransızca konuşulan, yabancı plakalı araçların eksik olmadığı ve modern mimarili evlerin göze çarptığı bu şirin yerleşim yeri, bölge halkı tarafından uzun süredir "Küçük Paris" olarak anılıyor.
GURBET YOLCULUĞU KÖYÜN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ
Yapraklı ilçesinin en yüksek ve dağlık bölgelerinden birinde konumlanan Yukarıöz, bugünkü görünümüyle klasik bir Anadolu köyünden oldukça farklı bir profil çizerek adeta bir Avrupa yerleşimini andırıyor. Bu çarpıcı değişimin ardında ise yıllar önce başlayan hüzünlü ve umut dolu bir gurbet yolculuğu yatıyor. Ekonomik zorluklar ve işsizlik kıskacındaki yüzlerce Yukarıözlü, 1970'li yıllardan itibaren daha iyi bir yaşam kurmak umuduyla Fransa'ya göç etmeye başladı. Zaman içerisinde bu göç dalgası büyüyerek köyün neredeyse tamamının Fransa'da yerleşik hale gelmesine yol açtı. Günümüzde köydeki her ailenin en az bir veya birkaç ferdi hayatını hala Fransa'da sürdürüyor.
YAZIN CIVIL CIVIL KIŞIN ÇIT ÇIKMIYOR
Yılın büyük bir bölümünü sessiz ve sakin geçiren köyde, kış aylarında nüfus bin kişinin altına kadar geriliyor. Ancak yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte Yukarıöz'de tablo tamamen değişiyor. Tatillerini ata topraklarında geçirmek ve hasret gidermek isteyen gurbetçiler, Fransa'dan yola çıkarak yüzlerce kilometrelik mesafeyi aşıp köylerine akın ediyor. Yaz aylarında yaşanan bu yoğun gelişlerle birlikte köyün nüfusu yedi bin seviyelerine kadar ulaşıyor. Sokaklarda Fransızca sohbetlerin yankılandığı, yolların Avrupa plakalı araçlarla dolup taştığı köyde, yaz mevsimi boyunca adeta bir bayram havası esiyor. Hatta yöre halkının anlattıklarına göre, bazı evlerin önünde hem Türk hem de Fransız bayraklarının yan yana dalgalandığı bile görülüyor.
BİR UÇTA FRANSA BİR UÇTA ÇANKIRI
Bugün Yukarıöz'ün sokaklarında dolaşırken Fransa'daki günlük hayatın izlerine açıkça rastlamak mümkün hale geldi. Gösterişli ve Fransız mimarisini yansıtan modern evler, sokakları dolduran Avrupa plakalı lüks araçlar, yer yer göze çarpan Fransızca tabelalar ve iki dili birbirine karıştırarak konuşan çocuklar bu kültürel sentezin en canlı örneklerini oluşturuyor. Tüm bu Avrupai atmosfere ve değişen çehreye rağmen köylülerin kalbinde yatan en büyük gerçeği memleket hasreti oluşturuyor. Her yıl binlerce kilometre yol kat ederek köylerine dönmekten vazgeçmeyen Yukarıözlüler, yöreye has "Küçük Paris" lakabını büyük bir gururla taşımaya devam ediyor.