MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni yasama yılının ilk grup toplantısında, "Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP; Türkiye'de Cumhur İttifakı, dünyada Türk Asrı" formülünü açıkladı. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığını desteklerken MHP'nin Meclis'teki temsil gücünü ve siyasi ağırlığını artırması gerektiğini vurguladı.
ERDOĞAN'IN ADAYLIĞI İÇİN MECLİS FORMÜLÜ
Bahçeli, Erdoğan'ın yeniden adaylığının önünün açılması için TBMM'nin uygun zamanda ve geniş mutabakatla seçimlerin yenilenmesine karar vermesi gerektiğini savundu. Bu çıkış, doğrudan erken seçim çağrısı olarak değerlendirilmezken Erdoğan'ın üçüncü kez adaylığını mümkün kılacak bir Meclis kararının gündeme gelebileceği yorumlarına yol açtı.
MHP MECLİS'TE DAHA FAZLA SÖZ SAHİBİ OLMAK İSTİYOR
Bahçeli'nin açıklamalarında öne çıkan bir diğer hedef, MHP'nin yasama organındaki etkinliğini artırmak. Parti, milletvekili sayısını ve oy oranını yükseltmenin yanı sıra TBMM'nin yönetim organlarında daha fazla görev üstlenmeyi ve politika belirleme süreçlerinde etkili olmayı amaçlıyor.
"Yasamada MHP" ifadesi, Meclis Başkanlığı talebi yorumlarını da beraberinde getirdi. Ancak MHP kulislerinde, Bahçeli'nin açıklamasının doğrudan bir makam talebi olarak görülmemesi gerektiği belirtiliyor.
'DENGE VE DENETİM' MESAJI
BBC Türkçe'den Ayşe Sayın'ın haberine göre MHP kulislerinde formülün temelinde, iktidar karşısında daha güçlü bir denge ve denetim rolü üstlenme hedefinin bulunduğu ifade ediliyor. Parti kaynakları, AKP'nin denetim işlevini yeterince yerine getirememesinin devlet mekanizmalarında aksamalara ve yanlış kararlara yol açabildiği değerlendirmesini yapıyor.
Bu çerçevede MHP, Erdoğan'ın yürütmenin başında kalmasını ve Cumhur İttifakı'nın sürmesini savunurken yasama organında daha güçlü bir konum elde etmek istiyor.
FON KRİZİ SONRASI SEÇMEN HESABI
Bahçeli'nin çıkışı, fon işlemlerine ilişkin usulsüzlük iddialarının iktidar cephesinde yarattığı rahatsızlığın ve olası seçmen kaybı endişelerinin tartışıldığı bir dönemde geldi. AKP'den uzaklaşabilecek muhafazakâr ve milliyetçi seçmenin başka partilere yönelmesi yerine MHP'ye yönelmesi, bu siyasi yaklaşımın olası sonuçlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Özellikle emekliler ve dar gelirli seçmenler arasındaki destek kaybı ihtimali, iktidar cephesinde tartışılan başlıklar arasında yer alıyor. MHP'nin formülü ise hem Erdoğan'ın adaylığına destek vermeyi hem de iktidara yönelik rahatsızlık duyan seçmenleri Cumhur İttifakı içinde tutabilecek bir siyasi alan oluşturmayı hedefleyen yaklaşım olarak yorumlanıyor.