Araştırmacılar, sandaletlerin antik Urium madencilik yerleşimindeki Nuevo Filón Norte 1 kazı alanında bulunduğunu açıkladı. Metal eritme fırınlarının temizlenmesi sonucu oluşan kül tabakaları, normal şartlarda çürüyerek yok olması beklenen bitki liflerini olağanüstü şekilde korudu. Aynı kazılarda ipler, sepetler ve diğer bitki lifi ürünleri de bulunarak dönemin günlük yaşamına ilişkin önemli bilgiler sağladı.

YÜZYILLAR BOYUNCA AYNI TASARIM TERCİH EDİLDİ

Karbon-14 analizleri, incelenen sandaletlerin farklı dönemlere ait olduğunu gösterdi. En eski örneklerin MÖ 4. ile 2. yüzyıllar arasına tarihlendiği, diğerlerinin ise MÖ 2.-1. yüzyıllar ile MS 1. yüzyıla ait olduğu belirlendi. Bu sonuçlar, Roma egemenliği bölgeye ulaştıktan sonra bile aynı ayakkabı modelinin kullanılmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.

Araştırmacılara göre bu tasarımın yüzyıllarca değişmeden kalmasının temel nedeni işlevselliği oldu. Engebeli ve sert maden arazisinde çalışan işçilere daha iyi tutuş sağlayan sandaletler, aynı zamanda ayakları taşlı zemine karşı koruyordu. Antik Latin kaynaklarında geçen "solea spartae" adı verilen ayakkabı türünün de bu sandaletlerle ilişkili olduğu düşünülüyor.

İLERİ TEKNOLOJİYLE İNCELENDİ

Sandaletler, Güneybatı İber Yarımadası'nda doğal olarak yetişen dayanıklı esparto otu (Stipa tenacissima) liflerinden örüldü. İncelemeler, ustaların tabanın en fazla yük taşıyan bölümlerinde daha kalın örgüler kullandığını, bağlama ve birleştirme noktalarında ise daha ince lifleri tercih ettiğini gösterdi. Bu da üretimin rastgele değil, gelişmiş bir teknik bilgiyle gerçekleştirildiğine işaret ediyor.

Kaynak olarak ekle

Bilim insanları, kırılgan eserleri zarar vermeden inceleyebilmek için taramalı elektron mikroskobu ve X-ışını mikro bilgisayarlı tomografi yöntemlerinden yararlandı. Analizlerde sandaletlerin topuk ve ön ayak bölümlerinde belirgin aşınmalar tespit edilirken, çoğunda ayağa bağlanan iplerin koptuğu görüldü. Bu durum, ayakkabıların onarılamayacak kadar yıprandıktan sonra atıldığını gösteriyor. Araştırma, Pyrenae dergisinde yayımlandı ve Roma dönemi İber Yarımadası'nda bitki liflerinden yapılmış en kapsamlı ayakkabı koleksiyonlarından birini belgeleyerek antik madencilerin günlük yaşamına ışık tuttu.