Hindistan, jeopolitik arenadaki "sessiz dev" rolünü terk etti. Yeni Delhi yönetimi, teknolojik gelişimi ve genişleyen savunma sanayisiyle, geleneksel süper güçlerin (ABD, Çin, Rusya) etkisine meydan okuyan "Yükselen Askeri Güç" olarak konumunu sağlamlaştırdı.
ARTIK SATIN ALMIYOR, ÜRETİYOR
Hindistan'ın en büyük kozu, savunma alanında "kendi kendine yeterlilik" (Make in India) hamlesi. Ülke artık sadece dünyanın en büyük silah ithalatçısı değil, aynı zamanda ciddi bir üretici:
Yerli tasarım uçak gemisi INS Vikrant ve yeni nesil denizaltılar.
Yerli üretim Tejas savaş uçakları ve İHA filoları.
Dünyanın en hızlılarından olan BrahMos süpersonik füzeleri. Amaç net: Hint Okyanusu'nu kontrol etmek ve sınırlarda caydırıcılık sağlamak.
SÜPER GÜÇLER NEDEN ENDİŞELİ?
Hindistan'ın bu hızlı yükselişi, küresel güç dengesini bozuyor ve herkesi yeniden hesap yapmaya itiyor:
Çin İçin: Asya'da doğrudan bir karşı ağırlık ve rakip.
ABD İçin: Çin'e karşı vazgeçilmez bir ortak ama kontrol edilemeyen, "bağımsız" bir aktör.
Rusya İçin: Teknolojiyi ve tedarik zincirini çeşitlendiren, Batı'ya tamamen kaymasını istemediği bir müttefik.
STRATEJİK MEYDAN OKUMA
Hindistan; devasa demografik gücü (nüfusu), büyüyen ekonomisi ve modernize edilen ordusuyla artık bir "seçenek" değil, bir "zorunluluk." Yeni Delhi, 21. yüzyılın askeri gücü olarak masadaki yerini aldı.