Mitolojide "Bellerophon ve kanatlı atı Pegasus"un ateş püskürten canavarı yerin altına hapsettiği efsanesine konu olan bölge, günümüzde jeolojik yapısıyla dikkat çekiyor. Yerin derinliklerinden gelen gazların oksijenle buluştuğu bu noktada, ateşler binlerce yıldır sönmeden yanmaya devam ediyor.

EFSANELERİN KAYNAĞI JEOLOJİK GERÇEKLİK

Yanartaş’taki alevlerin arkasındaki sır, sanıldığı gibi mistik bir güç değil, tamamen yerkürenin altından gelen doğal bir süreçten kaynaklanıyor. Kayaların derinliklerindeki çatlaklardan sızan metan gazı, yeryüzüne ulaşıp oksijenle temas ettiği anda kendiliğinden alev alıyor. Bu doğal reaksiyon sonucunda oluşan ateşler, dış müdahalelerle söndürülse bile gaz çıkışı devam ettiği için kısa sürede yeniden alevleniyor.

ANTİK GEMİCİLERİN DOĞAL FENERİ

Geçmişte denizcilik faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgede Yanartaş, hayati bir görev üstlenmişti. Gece karanlığında denizden rahatlıkla seçilebilen bu alevler, antik dönem gemicileri için güvenli bir rota çizen doğal bir deniz feneri işlevi görüyordu. Bugün ise bölge, bu benzersiz doğa olayına tanıklık etmek isteyen turistlerin ve tarih meraklılarının uğrak noktası haline gelmiş durumda.