Çin devlet medyası, askeri uzmanların "modern savaşı yeniden şekillendireceğini" belirttiği yapay zeka destekli otonom insansız hava aracı (İHA) sürüsü işletim sistemi 'Atlas'ın ilk kapsamlı gösterimini yayımladı. Tek bir operatörün 96 adede kadar silahlı ve keşif amaçlı drone'u koordine etmesine olanak tanıyan sistem, Pekin'in algoritma tabanlı askeri teknolojilerde ulaştığı yeni aşamayı gözler önüne seriyor.
Askeri haber kanalı CCTV News ve Global Times'ın paylaştığı verilere göre, Çin Elektronik Teknolojileri Grubu tarafından yerli olarak geliştirilen bu sistem, savaş alanında "cephe ile arka plan" arasındaki geleneksel ayrımı ortadan kaldırmayı hedefliyor.
İlk kez Zhuhai'deki Ershow China 2024 fuarında maketleri sergilenen sistem; bir komuta aracı, bir destek aracı ve fırlatıcı platform olan Swarm-2 kara muharebe aracından oluşuyor.
Her bir Swarm-2 aracı, 48 adet sabit kanatlı İHA'yı taşıyıp fırlatma kapasitesine sahip.
Operasyonel komuta aracı ise aynı anda 96 İHA'dan oluşan devasa bir sürüyü tek bir merkezden ve tek bir operatör üzerinden kontrol edebiliyor.
Sürüdeki her bir drone; elektronik harp (sinyal bozucu), elektro-optik keşif veya doğrudan darbe mühimmatı gibi farklı görev yükleriyle donatılarak havada karmaşık ve tamamlayıcı bir görev ağı kurabiliyor.
OTONOM KOORDİNASYON ve 'AKILLI BEYİN'
Yayımlanan tatbikat görüntülerinde, Atlas sisteminin hedef tespit ve imha süreçlerindeki bağımsız karar alma yeteneği test edildi.
Sistem, eğitim alanına yerleştirilen ve görsel olarak birbirine benzeyen üç sahte hedef arasından, vurulması gereken asıl komuta aracını bağımsız olarak tespit etti.
Çarpışmaları ve aerodinamik türbülansları önlemek amacıyla sistem, drone'ları üçer saniyelik aralıklarla fırlattı.
İHA'lar fırlatıldıktan sonra rüzgar gibi çevresel koşullara otonom olarak uyum sağlayarak, birbiriyle anlık iletişim kuran bir "akıllı beyin" ağı sayesinde yoğun ve hassas bir uçuş formasyonu oluşturdu.
TAKTİKSEL ÜSTÜNLÜK NASIL SAĞLANACAK?
Çinli askeri uzman Wang Yunfei, Global Times'a yaptığı değerlendirmede, sistemin modüler yapısının operasyonel esnekliği benzeri görülmemiş bir boyuta taşıyacağını belirterek üç temel avantaja dikkat çekiyor:
Hava Savunmasını Aşırı Yüklemek: Çok sayıda İHA'nın farklı yönlerden ve çoklu dalgalar halinde gönderilmesi, geleneksel hava savunma sistemlerini alt ederek savunmacıların karşılık vermesini imkansız hale getirebilir.
Geleneksel Mühimmata Karşı Dinamik Vuruş: Doğruluğu hava şartlarından veya elektronik parazitlerden etkilenebilen uzun menzilli topçu mühimmatlarının aksine, drone'lar hedefin üzerinde havada asılı kalarak sürekli gözetim yapabilir ve çok daha kısa mesafeden kesin vuruş sağlayabilir.
Derin Nüfuz Operasyonları: Yüzlerce kilometre menzile sahip olan İHA'lar, düşük hız ve düşük radar izi (stealth) özellikleri sayesinde düşman hatlarının derinliklerine sızarak erken tespit riskini en aza indiriyor.
BBC Savunma Analistlerinin vurguladığı üzere, savaş alanındaki kaotik koşullarda hedef tanıma, görev atama, çarpışma önleme ve rota planlama gibi süreçlerin insan kontrolüyle anlık olarak yönetilmesi neredeyse imkansızdır.
Atlas sisteminin tek bir operatöre bu gücü vermesi, Çin'in son yıllarda yapay zeka ve makine öğrenimi algoritmalarında kaydettiği devasa ilerlemenin doğrudan askeri sahaya yansıması olarak değerlendiriliyor. Önceden eğitilmiş algoritmalar sayesinde İHA'lar, dışarıdan komut beklemeden değişen savaş koşullarına dinamik bir şekilde uyum sağlayabiliyor.