Avrupa Birliği liderleri, ABD’nin Ukrayna’ya askeri yardımını durdurmasının ardından savunma harcamalarını artırma ve Kiev’e desteği sürdürme taahhüdünde bulundu.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, Brüksel'deki zirve öncesinde yaptığı açıklamada, "Avrupa bu meydan okumayı üstlenmeli, bu silahlanma yarışına girmeli ve kazanmalı" dedi.

Tusk, Avrupa'nın Rusya karşısında askeri, ekonomik ve finansal açıdan üstün olduğunu belirtti. Avrupa Komisyonu’nun, savunma harcamaları için mali kuralların gevşetilmesi ve AB hükümetlerine 150 milyar Euro’ya kadar ortak borçlanma imkanı sunulmasını öngören planı, zirveye katılan birçok lider tarafından memnuniyetle karşılandı.

Zirveye Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski de katıldı. Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, Zelenski'yi sıcak bir şekilde karşılayarak, "Biz buradayız, Ukrayna’yı savunuyoruz" dedi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Zelenski ile birlikte kameralar karşısına geçti.

Geçen hafta Beyaz Saray’da Trump ve Zelenski arasında yaşanan gerginliğin ardından, Brüksel'de AB ülkeleri Zelenski etrafında birlil oldu.

AVRUPA'NIN İÇİNDEKİ AYRILIKÇI

Ancak AB liderleri, ABD’nin askeri desteğini kaybetmenin doğuracağı sonuçlarla karşı karşıya. NATO verilerine göre Washington geçen yıl Ukrayna’ya sağlanan askeri yardımın yüzde 40’ını tek başına üstlendi. AB’nin bu açığı kapatıp kapatamayacağı belirsizliğini koruyor.

Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, AB’nin kendi savunmasını güçlendirmesi gerektiğini kabul ederken, ABD’yi tamamen kaybetmekten endişe duyduğunu belirtti.

Scholz, "Sakin ve akılcı bir şekilde hareket etmeliyiz. Önümüzdeki aylarda ve yıllarda ABD’nin desteğinin devam etmesini sağlamalıyız çünkü Ukrayna'nın savunması buna bağımlı" dedi.

Ancak AB içinde görüş ayrılıkları sürüyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Ukrayna’ya daha fazla destek verilmesine karşı çıkarken, AB’nin kendi savunmasını güçlendirmesi yönündeki önlemleri destekleyeceğini ifade etti. Orban’ın, zirvede Kiev’e yönelik yeni bir mali yardım paketinin onaylanmasını engelleyebileceği ihtimali endişe yarattı.

MACRON'UN KALKANI ÇOK KONUŞULDU

Zirvede tartışılan en kritik konulardan biri de Avrupa’nın nükleer caydırıcılığı oldu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, zirve öncesinde Fransız halkına hitaben yaptığı konuşmada, "ABD yanımızda olacaktır diye düşünmek istiyoruz. Ama eğer olmazsa, buna hazırlıklı olmalıyız" dedi.

Macron, Rusya’nın artık tüm Avrupa için bir tehdit olduğunu vurguladı. Moskova, Macron’un açıklamalarına sert tepki gösterdi. Zirvede Fransa’nın nükleer şemsiyesinin Avrupa’nın geri kalanına açılması önerisi de gündeme geldi.

Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, "Bu tür bir nükleer koruma, Rusya’ya karşı çok ciddi bir caydırıcı unsur olur" dedi. Polonya bu fikre olumlu yaklaştı.

Ancak Almanya gibi bazı ülkeler, ABD’nin Avrupa güvenliğinden tamamen çekilmesinin daha büyük bir risk yaratacağını savunarak NATO'nun önemini vurguladı.

TRUMP'IN DAVRANIŞLARI, AVRUPA'NIN BAKIŞINI DEĞİŞTİRDİ

Trump’ın NATO müttefiklerine yönelik eleştirileri ve Avrupa’nın güvenliğini daha fazla üstlenmesi gerektiği yönündeki açıklamaları, kıtadaki savunma harcamalarını kamçıladı.

ABD Başkanı, "Avrupa, kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk almalı. NATO müttefikleri yeterince harcama yapmıyorsa, ABD onları korumayacak" demişti.

Washington’un Ukrayna’ya yönelik tutumundaki değişim, Avrupa’da derin bir kaygı yarattı. Rusya ile daha uzlaşmacı bir ilişki kurmaya çalışan Trump yönetimi, Avrupa başkentlerinde ABD’nin güvenilir bir ortak olup olmadığına dair tartışmalara neden oldu.