Avrupa’da kadınların ülke yönetimine gelmesini yasaklayan son yasal engel de tarihe karıştı. Avusturya ile İsviçre arasında yer alan mikro devlet Lihtenştayn, tahtın babadan oğula geçmesini şart koşan veraset yasasını değiştirerek kadınlara da hükümdarlık yolunu açtı. Böylece Avrupa kıtasında kadınların devleti yönetme hakkına sahip olmadığı hiçbir ülke kalmadı.
Veliaht Prens Alois, ülkenin ulusal günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, Prens Hanedanı’nın üçte iki çoğunlukla söz konusu reformu kabul ettiğini duyurdu. Yeni düzenlemeyle birlikte erkek çocuk önceliği kaldırılarak tam eşitlik ilkesine geçildi.
Buna göre, gelecekte cinsiyetine bakılmaksızın doğan ilk çocuk doğrudan tahtın varisi ilan edilecek. Ancak bu karar, halihazırda belirlenmiş olan mevcut veraset sırasını değiştirmeyecek.
Ülkenin resmi hükümdarı Prens II. Hans-Adam yetkilerinin büyük kısmını 2004 yılında oğlu Alois’e devretmişti; Alois’in ardından tahta geçecek isim ise en büyük oğlu Prens Josef Wenzel konumunda bulunuyor.
HÜKÜMDARIN GENİŞ YETKİLERİ BULUNUYOR
Yaklaşık 40 bin nüfuslu ve yüksek yaşam standardına sahip Lihtenştayn, muhafazakâr siyasi yapısıyla biliniyor. Yönetici prensin referandumları veto etme, yargıç atama ve hükümeti feshetme gibi geniş yetkilere sahip olduğu ülkede kadın hakları mücadelesi de diğer Avrupa ülkelerine kıyasla daha yavaş ilerledi.
Nitekim Lihtenştayn, kadınlara genel seçimlerde oy hakkını ancak 1984 yılında tanıyan son Avrupa ülkesi olmuştu. Son veraset reformu, prenslik bünyesinde geleneksel yapıyı korurken yenileşmeyi sağlama yolunda tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.