Tanıtım gezisi, Nürnberg Başkonsolosu Fatma Taşan Cebeci, çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin sunumunu üstlenen sosyal ve ekonomi araştırmacısı İsmail Akpınar, programın amacını şu sözlerle özetledi:
“Doğduğumuz yerleri yeterince tanıyamadık ama doyduğumuz, yaşadığımız şehri tanımak istedik. Bu düşünceyle Nürnberg’deki Türk izlerini araştırarak bu tanıtımı hazırladık.”

"NÜRNBERG AVRUPA'NIN TÜRKLERE BAKIŞ AYNASI"
Akpınar, Nürnberg’in Avrupa tarihinde Türk imgesinin şekillenmesinde özel bir yere sahip olduğunu belirterek,
“600 yıl boyunca Türkler, Nürnberg’in sanatında, kültüründe ve toplumsal hafızasında derin izler bıraktı. Bu şehir, hem korku hem de hayranlık duygularının bir arada yaşandığı bir Avrupa hikâyesinin sembolüdür”
ifadelerini kullandı.
KAHVEHANELERDE TÜRK ETKİSİ
Araştırmada, Alman Rönesans sanatçısı Albrecht Dürer’in eserlerinde yaklaşık 30 farklı Türk figürüne yer verdiği belirlendi. Bu figürlerde Osmanlıların “bilge” ve “güçlü” bir imajla resmedildiği aktarıldı.
Ayrıca, 1688’de şekerci Georg Albrecht tarafından açılan Nürnberg’in ilk kahvehanesinin, o dönem “Türkentrank” (Türk içeceği) olarak bilinen kahvenin Avrupa’ya yayılmasında önemli rol oynadığı vurgulandı.
Nürnbergli şair Hans Sachs’ın eserlerinde de Türk figürlerine sıkça yer verildiği, özellikle “Comedi mit 9 Personen, die undultig Fraw Genura” adlı oyununda Türk Sultanı’nın adaletli bir karakter olarak işlendiği ifade edildi.

UNUTULAN HİKAYELER
Araştırmaya göre, 16. ve 18. yüzyıllar arasında Nürnberg çevresinde yaklaşık 80 vaftiz edilmiş Türk esir yaşadı. Bunlar arasında küçük yaşta esir alınan çocuklar da bulunuyordu. Dikkat çeken hikâyelerden biri, küçük yaşta Avrupa’ya getirilen ve sonrasında saray yaşamına dâhil olan Fatima Kariman (Maria Aurora von Spiegel) adlı Türk kadınının öyküsü oldu.
Etkinlikte, Osmanlı’nın Avrupa’daki ilerleyişinin Reformasyon süreci, “Türkensteuer” (Türk vergisi) uygulaması ve dönemin basın-yayın faaliyetleriyle ilişkisi de ele alındı. Nürnberg’in matbaa merkezi haline gelmesiyle birlikte “Türkenliteratur”, “Türkenbüchlein” ve “Türkenkalender” gibi binlerce eserin yayımlandığı, şehrin Avrupa’daki Türk imgesinin şekillenmesinde kilit rol oynadığı belirtildi.