Türk toplumunun günlük yaşamında standart bir donanım olan klozete entegre taharet musluğu sistemi, Avrupa'nın büyük bir bölümünde yerini farklı hijyen alışkanlıklarına bırakmış durumda. Yapılan araştırmalar ve mimari veriler, bu farklılığın temelinde tarihsel süreçlerin, tesisat mühendisliğinin ve kültürel normların yattığını gösteriyor.

AVRUPA'DA BİDE KULLANILIYOR 

Avrupa’da suyla temizlik ihtiyacını karşılayan ana unsur olan "bide", kökenini 17. yüzyıl Fransa'sından alıyor. Fransızca "küçük at" anlamına gelen bidet kelimesinden türeyen bu cihaz, kullanıcının üzerine biniş şekli nedeniyle bu ismi aldı. Özellikle İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan gibi Güney Avrupa ülkelerinde bide kullanımı yasal bir standart veya yerleşik bir gelenekken; İngiltere, Almanya ve İskandinav ülkelerinde tuvalet kağıdı kullanımı öncelikli tercih olmaya devam ediyor.

SU TESİSATLARI YÖNETMELİĞİNDEN KAYNAKLI 

Avrupa'daki banyo tasarımlarında taharet musluğunun klozet içine entegre edilmemesinin teknik nedenlerinden biri, su tesisatı yönetmelikleri. Birçok Avrupa ülkesinde, şebeke suyunun atık suyla temas etme ihtimali olan noktalar, "geri akış" riskine karşı sıkı denetim altında. Bu nedenle, temiz suyun sağlandığı musluğun klozetin tamamen dışında, ayrı bir ünite olarak konumlandırılması teknik bir zorunluluk olarak kabul edildi.

ALAN KITLIĞI VE KÜLTÜREL FARKLAR 

Modern banyo tasarımlarında alan tasarrufu yapma gerekliliği, özellikle Kuzey Avrupa'da bide kullanımının azalmasına neden oldu. Dar alanlarda hem klozet hem bide bulundurmanın zorluğu, bu bölgelerde tuvalet kağıdını tekil temizlik aracına dönüştürdü. Ancak son on yılda, özellikle Japon teknolojisinin etkisiyle Avrupa pazarına giren "akıllı klozetler", suyla temizlik sistemini klozete entegre ederek bu asırlık ayrımı ortadan kaldırmaya başladı.