Avrupa Birliği (AB) genelinde, aşırı sağcı milliyetçi partilerin baskısıyla yaklaşık 10 yıllık bir hazırlık sürecinin ardından şekillendirilen göç ve iltica politikası reformu cuma günü itibarıyla yürürlüğe girdi.

2024 yılında kabul edilen ve 2 yıllık bir geçiş döneminin ardından devreye alınan paket yasa ile Avrupa ülkelerinden vize almak ve yerleşmek çok daha zor olacak.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, paketi "adil ve kararlı" olarak nitelendirdi.

Von der Leyen, düzenlemenin daha güvenli sınırlar, üye ülkeler arasında dayanışma ve daha verimli iltica ile geri dönüş prosedürleri sağlayacağını ifade etti.

Yeni reform, 2015 yılında şiddetlenen Suriye İç Savaşı sonucu yaşanan göç dalgasından beri en kapsamlı göç reformu oldu.

AVRUPA KAPI DUVAR

Yasa paketi ile 11 ülkede yeni kontrol noktaları kurulacak ve göçmen sayısı büyük bir dikkatle kontrol edilecek.

Ayrıca düzensiz göçmenlerin ve vizesi iptal edilenlerin sınır dışı işlemleri bir hayli hızlandırılacak. Bununla birlikte vize işlemlerinde daha sıkı kontroller getirilecek.

Vize kontrollerinin kapsamı henüz bilinmiyor. ABD ve İngiltere, vize başvurusu sahiplerinin sosyal medya geçmişine göre vizelere izin vermeyi veya reddetmeyi normalleştirmişti. Benzer bir kararın alınması bekleniyor.

Reform kapsamında, az sayıda iltica başvurusu alan ülkelerin ya sığınmacıları kabul etmesini ya da yoğunluk yaşanan ülkelere finansal ve operasyonel destek sağlamasını zorunlu kılan yeni bir "dayanışma mekanizması" da getirildi.

GÖÇMEN HAKLARI ARKA PLANDA

Ancak eleştirmenler, bu mekanizmanın güçlü bir yaptırımdan yoksun olduğunu ve devletler arası gerilimi tırmandırabileceğini savundu.

Bazı eleştirmenler ise göçün sebebi olan çatışma, yoksulluk ve siyasi baskı gibi nedenleri göz ardı ederek çok fazla caydırıcılığa dayandığını öne sürdü.

Kaynak olarak ekle

MMC'nin Akdeniz rotasındaki 4 binden fazla göçmenle yaptığı anket, katılımcıların yüzde 64'ünün AB politikalarından caymadığını, planlarından vazgeçenlerin oranının ise yüzde 1'in altında olduğunu gösterdi.

Uzmanlar, tartışmanın sadece kısıtlama ve caydırma eksenine sıkıştığına dikkat çekiyor.

SINIR GÜVENLİĞİ İÇİN DEV BÜTÇE

AB verilerine göre düzensiz göçmen akını geçen yıl yüzde 26 azalarak 2021'den bu yana en düşük seviyeye geriledi.

Buna rağmen üye ülkeler, yeni kuralların erkenden sınanmasını önlemek adına sığınma sistemleri üzerindeki baskıyı düşük tutmak istiyor.

AB bloku dışında sığınma merkezleri kurulması da gündemde. Avrupa Komisyonu ise süreci desteklemek için yeni yedi yıllık bütçede göç, sınır yönetimi ve iç güvenlik için 6,34 milyar Euro'luk bir fon önerildi.

Pakette baskı altındaki gruplar ve kişiler için korumalar yer alsa da eleştirmenler, yeni çerçevenin iltica hakkını sınırlayacağını ve gözaltı sürelerini uzatarak hak ihlallerine yol açabileceğini vurguladı.

Mülteci Destek Ege (RSA) avukatlarından Minos Mouzourakis, kötü yasaların standartları uygulama konusundaki isteksizlikle birleştiğinde aşağıya doğru bir yarışa yol açmasından endişe ettiklerini belirtti.

ÜLKELER REFORMUN HIZINA YETİŞEMEDİ

Yeni kurallar yürürlüğe girmiş olsa da 27 AB üyesi ülkenin hazırlık düzeyleri birbirinden farklılık gösterdi.

Merkez sol Alman AP Milletvekili Birgit Sippel, neredeyse hiçbir üye ülkenin yüzde 100 hazır olmadığını belirterek, sıfırdan başlanmadığı düşünüldüğünde bu durumun hayal kırıklığı yarattığını söyledi.

Gelecek yıl Fransa, Yunanistan, İtalya, Polonya ve İspanya'da yapılacak seçim kampanyalarında göç konusunun temel bir unsur olması beklenirken, ülkeler karmaşık yeni kuralları hayata geçirmek için mücadele ediyor.

Karma Göç Merkezi (MMC) yetkilisi Roberto Forin ise siyasi ağırlık merkezinin son on yılda önemli ölçüde sağa kaydığını ve yakın zamana kadar aşırı kabul edilen pozisyonların her seçim döneminde normalleşme riski taşıdığını belirtti.