Ali Can POLAT
Her geçen gün düşen alım gücü, yüksek vergiler, enflasyon ve birbiri ardına gelen zamlarla ezilen emekçiler, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde yaşadıkları sorunları İstanbul’da Taksim Meydanı’nda haykırmak istiyor. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) dün ortak basın açıklamasında 1 Mayıs programını duyurdu. İşçi ve emekçi sendikaları, tüm Türkiye’de coşkulu bir kutlama için halkı meydanlara çağırırken İstanbul için Taksim Meydanı’nı işaret etti.
Sendika ve meslek odalarının ortak basın açıklamasını okuyan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, İstanbul’daki 1 Mayıs kutlamalarını tarihsel ve sınıfsal olarak işçi sınıfının 1 Mayıs alanı olan Taksim Meydanı’nda yapmak üzere gerekli başvuruları yaptıklarını söyledi.
İdari makamlardan henüz bir dönüş alamadıklarını aktaran Çerkezoğlu, Taksim’in engellendiği dönemlere ilişkin sayısız yargı kararları olduğunu belirtti.
‘VALİLİĞE İLETTİK’
25 Mart’ta başvuru yaptıklarını belirten Çerkezoğlu, “Anayasa Mahkemesi (AYM), hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bile bunun hak ihlali olduğunu söylüyor. Bu yargı kararlarını da İstanbul Valiliği’ne ilettik. Biz bu meydanda dünyanın en büyük 1 Mayıs’ını yaptık. Henüz talebe ilişkin bir geri dönüş veya açıklama olmadı. Taksim yasağının aşılmasının Türkiye’nin geleceği açısından da önemli olduğunu ifade ettik” dedi. Arzu Çerkezoğlu, “Demokrasinin, adaletin ve özgürlüğün yolu, işçi sınıfının hak mücadelesinden geçer. 1 Mayıs’ta meydanlarda olmak, geleceğimize sahip çıkmaktır” ifadelerini kullandı.

Biz yoksullaşırken şirketler zenginleşiyor
Meslek örgütleri ve sendikalar adına yapılan basın açıklamasında işçinin mahkum edildiği yoksulluğa vurgu yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ücretlerimiz enflasyon karşısında her geçen gün eriyor. Biz yoksullaşırken; bankalar, şirketler ve holdingler kâr rekorları kırmaya devam ediyor. Bu düzende vergide adalet yok, işçiler patronlarından fazla vergi veriyor. Devletin hazinesinin büyük bir bölümü, yoksul ile zenginin aynı oranda ödediği dolaylı vergilerle dolduruluyor. Bu düzen, umudu kalmayan gençlere yurt dışına çıkmak dışında bir hayal bırakmıyor.”