Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Boğazı’ndaki köprülerin özelleşeceğini kabul etti. Uraloğlu, bunu da bakım masraflarının getirdiği ‘yükler’ nedeniyle planladıklarını söyledi.

DEVREDİLECEK AMA...

Uraloğlu, köprülerin özelleşeceğini söyleyip sadece belli bir süre ‘işletme hakkının devredileceğini’ aktardı. Uraloğlu, bunun da kesinleşmediğini değerlendirdiklerini ifade etti.

CHP ÖZELLEŞTİRMEYİ GÜNCEME GETİRDİ

CHP, İstanbul Boğazı’ndaki 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve bazı otoyolların özelleştirileceği iddiaları Türkiye’nin gündemine taşıdı.

Tartışmalar sürerken Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, konuyla ilgili yürütülen çalışmalara ilişkin açıklama yaptı.

Uraloğlu, otoyol ve köprülerin satılmasının gündemde olmadığını belirterek yalnızca belirli dönemler için işletme hakkının devredilmesine ilişkin bir model üzerinde çalışma yürütüldüğünü söyledi.

KÖPRÜ BAKIMLARI BÜTÇEYE YÜK

Basın mensupları ile iftar yemeğinde bir araya gelen Bakan Uraloğlu şöyle dedi:

“Gerek otoyollarda gerekse de bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık. Bu da bizim bütçemize ciddi maliyetler getiriyor. Dolayısıyla biz burada acaba bunu belli dönemlik bir işletme hakkını verip bu yapımları işletmeciye yükleyerek bütçeden bir yük çıkmasını engelleyebilir miyiz, artı üzerine de ne kadar bir para alabiliriz diye bunun bir çalışmasını yaptırıyoruz, oraların satılması zaten söz konusu değil.”

MALİYETLER BÜYÜK BİR YÜK

Yolların düzenli bakım gerektirdiğini vurgulayan Uraloğlu, bu bakım çalışmalarının kamu bütçesinde önemli bir yük oluşturduğunu ifade etti.

Habertürk ve Karar’da yer alan haberlere göre; yolların ‘canlı organizmalar’ gibi olduğunu belirten Uraloğlu şöyle konuştu:

“Yollarda rutinde 10 yılda bir hafif 20 yılda bir de ağır bakım yapmak gerekir. Gerek otoyollarda gerekse de bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık. Bu da bizim bütçemize ciddi maliyetler getiriyor.”

"MALIMIZIN DEĞERİNİ BİLİYORUZ"

Bakan Uraloğlu, köprü ve otoyolların mülkiyetinin devlete ait olduğunu vurgulayarak bu varlıkların satılmasının söz konusu olmadığını söyledi:

“2028 yılında Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü alıyoruz. İşletmecinin ya da yapanın değil, orası devletin, vatandaşımızın malı. Burada bir çalışma yapıyoruz. Belki bunu kamuoyunun görüşüne sunacağız. Kesin verilmiş bir karar yok. Biz malımızın değerini ortaya koyacağız. Ne harcayacağımızı biliyoruz. Oradan ne gelir elde edeceğimizi de öngörürsek buna göre bir karar vereceğiz.”