Yaz aylarının gelmesi ve havaların ısınmasıyla birlikte evlerin en keyifli sığınakları olan balkonlar, komşuluk ilişkilerinde adeta birer barut fıçısına dönüştü. Özellikle yaz döneminde artan şikayet zinciri, tek bir komşunun ihbarıyla ev sahiplerinin kapısına binlerce liralık cezaların dayanmasına neden oluyor. 

MANGAL KEYFİ MAHKEMEDE BİTİYOR

Yaz sıcaklarıyla birlikte balkonda geçirilen süre artarken, en büyük ceza ve şikayet dalgası geleneksel mangal ve barbekü alışkanlığından geliyor. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesi, tüm kat maliklerini birbirini rahatsız etmeyecek şekilde, dürüstlük kurallarına uygun yaşamakla yükümlü kılıyor.

Balkonda yakılan mangalın dumanı, kokusu ve isi, üst veya yan komşunun evine sızdığında bu durum hukuken "katlanma sınırını aşan rahatsızlık" olarak kabul ediliyor. Mağdur olan tek bir komşunun belediyeye, zabıtaya ya da doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yapacağı şikayet, o balkonda mangal yakılmasının tamamen yasaklanmasıyla sonuçlanıyor. Üstelik çevreye verilen rahatsızlık nedeniyle kesilen idari para cezaları yaşanan sorunun tuzu biberi oluyor.

GECE ESENTİSİ GÜRÜLTÜ CEZASINA DÖNÜŞMESİN

Sıcak yaz gecelerinde serinlemek için balkonda geç saatlere kadar oturan vatandaşların en sık düştüğü yanılgı ise ses tonunu ayarlayamamak oluyor. Geç vakitte balkonda yapılan hararetli sohbetler, dışarıya taşan televizyon veya müzik sesleri, hatta telefon görüşmelerinin hoparlörden yapılması doğrudan Kabahatler Kanunu'nun gürültü yapma maddesine takılıyor.

Kaynak olarak ekle

Komşuların uykusunu kaçıran bu durum karşısında olay yerine gelen emniyet güçleri ya da zabıta ekipleri, huzuru bozmaktan ötürü kapıda anında cezai işlem uyguluyor. Eğer bu gürültü bir alışkanlık haline geldiyse, mesele Türk Ceza Kanunu kapsamında "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçundan dava açılmasına kadar uzanabiliyor.

ÇAMAŞIR VE HALI KRİZİ ÇIKIYOR

Yaz temizliği döneminin açılmasıyla birlikte üst katlardan aşağıya halı, kilim veya sofra bezi silkelemek, balkon yıkayarak pis suyu alt katın tentesine akıtmak ya da sırılsıklam çamaşır asıp alt balkona su damlatmak komşular arasında adeta savaş rüzgarları estiriyor.

Hukuken mülkiyet hakkı, bir başkasının mülküne ve yaşam alanına zarar vermeye başladığı yerde son buluyor. Alt katın boyasına, eşyasına ya da temiz çamaşırlarına zarar veren her türlü silkeleme ve yıkama işlemi, mağdur komşuya maddi tazminat davası açma hakkı tanıyor. Çevre kirliliğine sebep olmaktan kesilen zabıta cezaları ise bu işin ekonomik boyutunu daha da ağırlaştırıyor.

BALKONDAN ATILAN İZMARİT HAPİS CEZASI BİLE GETİREBİLİR

Balkonda otururken sigara içip izmaritini ya da külünü dikkatsizce aşağıya fırlatmak, yaz aylarında esen rüzgarın da etkisiyle çok tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Alt balkona düşen, rüzgarla içeri savrulan bir izmarit, komşunun çamaşırlarını ya da balkon mobilyalarını tutuşturduğunda olay basit bir idari para cezasından tamamen çıkıyor.

Bu durum, Türk Ceza Kanunu’na göre doğrudan "Mala Zarar Verme" ve "Genel Güvenliği Taksirle Tehlikeye Sokma" suçları kapsamına giriyor ve dikkatsiz ev sahibinin hapis istemiyle yargılanmasının önünü açıyor.