Son dönemde bankalar, kredi kartı kullanım alışkanlıklarını ve hesap hareketlerini risk analizleri çerçevesinde daha yakından izlemeye başladı.
Sektör temsilcilerine göre, özellikle kart limitini gerçek bir mal veya hizmet alımına dayanmadan nakde çeviren, asgari ödeme tutarlarını alışkanlık haline getirip ödeme aksatan kişilerin kartlarına yönelik inceleme süreçleri başlatılıyor. Gelir düzeyiyle örtüşmeyen harcama hacimleri de bankaların kısıtlama kararlarında belirleyici oluyor.
KART KISITLAMASINA YOL AÇAN 4 TEMEL RİSK
Gerçek dışı işlemler ve nakit çevrim: Kart limitinin alışveriş görüntüsü altında nakde dönüştürülmesine yönelik işlemler.
Ödeme düzensizlikleri: Asgari tutarın sürekli ödenmemesi, borçların gecikmeye girmesi ve yasal takip riskinin doğması.
Bireysel kartın ticari kullanımı: Bireysel kredi kartlarının işletme harcamaları veya yüksek tutarlı ticari nakit akışları için kullanılması.
Gelir-Harcama dengesizliği: Belgelenebilir gelir ile kart limiti ve harcama tutarları arasında yüksek tutarsızlık bulunması.
BANKALARIN İNCELEME SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?
Şüpheli hareket tespit edildiğinde bankalar öncelikle hesap hareketlerini incelemeye alıyor. Olağan dışı işlemler görüldüğünde kart sahibinden harcamayı doğrulayıcı belge ya da açıklama istenebiliyor.
Süreçte uygulanan kademeli adımlar şu şekildedir:
İşlem kısıtlaması: İhlal tespitinde ilk olarak nakit avans kullanımı engellenebiliyor veya kart limitleri düşürülüyor.
Kartın kapatılması: İhlalin sürmesi veya borcun yasal takibe intikal etmesi durumunda kart kullanıma tamamen kapatılabiliyor.
Kredi notu etkisi: Yaşanan kısıtlama ve yasal takip süreçleri, kişinin genel finansal risk profilini ve kredi notunu olumsuz etkiliyor.