Muhalefetteki Fidesz Partisi, bu hamleye sert tepki göstererek perşembe günü Cumhurbaşkanı Sulyok’a destek amacıyla geniş katılımlı bir gösteri düzenleme çağrısında bulundu. 

Nisan ayında yapılan seçimlerde ezici bir zafer kazanarak Viktor Orbán'ın 16 yıllık iktidarına son veren Tisza Partisi lideri Başbakan Magyar, selefi tarafından göreve getirilen Sulyok'u uzun süredir "Orbán'ın kuklası" olarak nitelendiriyor ve görevden el çektirilmesi gerektiğini savunuyordu.

TEKLİFİN KABUL EDİLMESİNE KESİN GÖZÜYLE BAKILIYOR 

Başbakan Magyar'ın parlamentoya sunduğu anayasa değişikliği teklifi, "Görevdeki Cumhurbaşkanı'nın görev süresi, Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği günü izleyen gün sona erer" ifadesini içeriyor. 

Tisza Partisi'nin parlamentoda nitelikli çoğunluğa sahip olması nedeniyle kabul edilmesine kesin gözüyle bakılan teklifin oylamasının, parlamento kaynaklarına göre gelecek hafta kadar erken bir tarihte yapılabileceği belirtiliyor. 

Söz konusu anayasal paket yalnızca cumhurbaşkanının görevden alınmasıyla sınırlı kalmayıp, anayasa mahkemesi üyeleri için emeklilik yaşının 70'e indirilmesini ve bu doğrultuda dört anayasa yargıcının görevden ayrılmasını da içeriyor. Paket ayrıca milletvekillerinin görev süresine 12 yıllık bir üst sınır getirilmesini öngörüyor.

Kaynak olarak ekle

CUMHURBAŞKANI GÖREVDEN AYRILMAYI REDDEDİYOR

Gelişmeler karşısında görevinden ayrılmayı düşünmediğini kesin bir dille ifade eden Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok, Başbakan Magyar'ın bu girişimini demokrasiye ve hukuk devleti ilkelerine yönelik ciddi bir tehdit olarak nitelendirdi. 

Sulyok yaptığı açıklamada, asıl sorunun bu siyasi gücün uluslararası alanda kabul gören hukuk devleti ilkeleri ile gerçek temsili demokrasiyi ortadan kaldırıp kaldırmayacağı olduğunu vurguladı. 

Seçim kampanyası boyunca cumhurbaşkanını görevden alma vaadini defalarca yineleyen Magyar ise Sulyok'un anayasal sorumluluklarını yerine getirmediğini ve Orbán döneminde muhalefet destekçilerinin haklarını savunmadığını iddia ederek, hem Orbán'ın hem de atadığı Sulyok'un Macar halkını hayal kırıklığına uğrattığını savundu.

İktidardan düşen Fidesz Partisi ise cumhurbaşkanının görevden alınmasının ülkeyi bir zorbalık rejimine sürükleyeceğini öne sürerek halkı meydanlara davet etti. 

Eski Başbakan Viktor Orbán da konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Tisza Partisi'nin insani, ahlaki ve hukuki tüm sınırları aştığını belirterek Macar seçmenlerin mevcut hükümete böyle bir yetki vermediğini ifade etti.