Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Para Politikası Kurulu'nun son toplantısında politika faizini beklentilere paralel şekilde yüzde 37 düzeyinde sabit bıraktı. BBVA Research'ün değerlendirmesine göre bu karar, piyasalara olumlu bir sürpriz yapma fırsatının bir kez daha kaçırıldığına işaret ediyor.

BBVA Research analistleri, rezervlerdeki toparlanmanın, risk primindeki gerilemenin ve yurt içi yerleşiklerde görece düşük seyreden dolarizasyon eğiliminin yanı sıra ateşkes ihtimalinin Merkez Bankası'nın mevcut duruşunu korumaya yönlendirmiş olabileceğini değerlendiriyor.

BÜYÜME ÖNE ÇIKTI

Rapora göre TCMB’nin kararı, ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın da eşlik ettiği mevcut ortamda büyüme yanlısı eğilimin belirli ölçüde ön plana çıktığına işaret ediyor. TCMB, mevcut önlemlerin
yeterli olduğunu değerlendirerek, İran-ABD çatışmasıyla ilgili riskleri geçici olarak görüyor. Analizde diğer öne çıkan önemli görüşler şu şekilde oldu:

Rezervlerdeki toparlanma, risk primindeki düşüş ve düşük dolarizasyon eğilimi TCMB'yi sabit tutmaya yöneltti.

Enflasyon beklentilerinde belirgin bozulma yaşanıyor; ancak Merkez Bankası jeopolitik risklerin geçici olduğunu değerlendiriyor.

Dış denge kötüleşmeye devam ettiğinden rezervler ve döviz kuru üzerindeki baskı sürebilir.

ENFLASYONDA YÜZDE 30 SİNYALİ

Nisan enflasyonunun kötüleşmesi ve yıllık enflasyonun temmuza kadar yüzde 32 civarında seyretmesi bekleniyor.

Artan risklere karşın büyüme yanlısı eğilim korunuyor. Uygun koşullar oluştuğunda önleyici faiz indirimi gündeme gelebilir.

Fonlama faizinin haziran ayından itibaren kademeli olarak normalleşmesi ve politika faizine yaklaşması bekleniyor. Bu sürecin ardından temmuz ayı itibarıyla sınırlı faiz indirimleri gündeme gelebilir.

Enerji fiyatlarına ilişkin mevcut ileri vadeli fiyatlar baz alındığında, yıl sonunda tüketici fiyat endeksinin yüzde 28,5 seviyesinde gerçekleşmesi ve politika faizinin en fazla yüzde 35 seviyesine gerilemesi öngörülüyor.