Kahve, milyonlarca kişinin güne başlarken tercih ettiği içeceklerin başında geliyor. Kafein, merkezi sinir sistemini uyararak uyanıklığı artırırken, kahvenin nasıl ve ne zaman tüketildiği de önem taşıyor. Kardiyolog Aurelio Rojas, kahveden daha sağlıklı şekilde yararlanmak için türünden tüketim saatine kadar dikkat edilmesi gereken 5 noktayı sıraladı.
Kahvenin sağlıklı bir şekilde tüketilmesinde yalnızca miktarın değil, kahvenin türü, kavrulma şekli ve tüketildiği saat de önem taşıyor.
Kardiyolog Aurelio Rojas, kahve tüketimiyle ilgili önerilerini paylaşırken, herkesin aynı miktarda kafeini aynı şekilde tolere edemeyeceğine de dikkat çekiyor.
1. Doğal kavrulmuş kahveyi tercih edin
Rojas'ın ilk önerisi, kahve satın alırken kavrulma biçimine dikkat edilmesi.
Kardiyolog, doğal kavrulmuş kahvelerin tercih edilmesini, karışım olarak satılan veya çok koyu kavrulmuş seçeneklerden ise mümkün olduğunca uzak durulmasını öneriyor.
Rojas, kahvenin mümkün olduğunca kaliteli olmasının da önemli olduğunu belirterek, "Her zaman doğal kavrulmuş olduğundan, karışım veya koyu kavrulmuş olmadığından ve mümkün olan en iyi kalitede olduğundan emin olmalısınız" diyor.
2. Kahve miktarını abartmayın
İkinci önemli nokta ise günlük tüketilen kahve miktarı.
Rojas'a göre daha fazla kahve içmek, daha fazla fayda sağlamak anlamına gelmiyor. Aksine, yüksek miktarda kafein tüketimi bazı kişilerde istenmeyen etkilere yol açabiliyor.
Kardiyolog, günlük kahve tüketiminin beş fincanı aşmamasını öneriyor ve daha fazla tüketimin ek bir fayda sağlamayabileceğini belirtiyor.
Kahvenin fincan büyüklüğüne ve içerdiği kafein miktarına göre toplam kafein alımının değişebileceği de unutulmamalı.
3. Kahveyi öğleden önce veya erken saatlerde için
Kahve tüketiminde zamanlama da önemli. Rojas, kahvenin günün erken saatlerinde tüketilmesini ve mümkünse öğleden sonraya bırakılmamasını öneriyor.
Özellikle kafeine duyarlı kişilerde günün ilerleyen saatlerinde içilen kahve, uykuya dalmayı zorlaştırabilir veya uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Kardiyolog, bu nedenle kahvenin mümkünse 15.00'ten önce tüketilmesini tavsiye ediyor.
4. Kahveyi sade içmek zorunda değilsiniz
Kahvesini sütle tüketmeyi sevenler için de Rojas'ın önerisi bulunuyor.
Kardiyoloğa göre kahveye süt eklemek, içeceğin içerdiği bazı biyoaktif bileşiklerin vücut tarafından kullanılmasını mutlaka engellemiyor.
Bu nedenle kahveyi sade içmekten hoşlanmayanların süt eklemesinde sakınca olmadığını belirtiyor.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise kahveye eklenen şeker, şurup veya yüksek kalorili krema gibi ilavelerin içeceğin toplam kalorisini ve besin değerini değiştirebilmesi.
5. Kafeine hassassanız kafeinsiz kahve tercih edin
Son öneri ise kafeine karşı hassasiyeti bulunan kişilerle ilgili.
Kahve içtikten sonra çarpıntı, huzursuzluk veya uyku sorunları yaşayan kişilerin kahveyi tamamen bırakmak yerine kafeinsiz seçenekleri değerlendirebileceği belirtiliyor.
Rojas da kafeine karşı hassasiyeti olan kişilere kafeinsiz kahve tüketmelerini öneriyor.
Kahvenin miktarı kadar tüketim zamanı da önemli
Kahve, uygun miktarlarda tüketildiğinde birçok kişinin günlük beslenme düzeninin bir parçası olabilir. Ancak kahvenin etkileri kişiden kişiye değişebilir. Özellikle kafeine duyarlı kişilerde fazla tüketim veya geç saatlerde kahve içmek uyku düzenini olumsuz etkileyebilir.
Bu nedenle Rojas'ın önerileri temel olarak kahvenin türüne dikkat etmek, miktarı abartmamak, geç saatlerde tüketmemek, tercihe göre süt ekleyebilmek ve kafeine hassasiyet varsa kafeinsiz seçeneklere yönelmek üzerine kuruluyor.