Kapalı savunmaları aşmakta zorlanan Beşiktaş, Orkun gibi yaratıcılığıyla fark yaratabilecek bir oyuncunun eksikliğini hissettiği Trabzonspor deplasmanından puansız döndü. Oysa siyah-beyazlılar bu karşılaşmayı kazanabilseydi lig yarışında son derece kritik ve büyük bir adım atmış olacaktı.

Ancak henüz kaybedilmiş bir şey yok. Uzun ve zorlu lig maratonunda bu tür kazalar yaşanabilir. Önemli olan, bu mağlubiyetten doğru dersleri çıkararak yola devam edebilmek.

Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, Thomas Reis’in tuzağına düştü. Trabzonspor, Galatasaray karşılaşmasında olduğu gibi kendi yarı sahasına çekilerek topu rakibine bıraktı ve savunma arkasında oluşabilecek boşlukları değerlendirmeyi hedefledi.

Bu strateji, özellikle Beşiktaş’ın hücum organizasyonlarında yaşadığı tıkanıklıkla birleşince ev sahibi ekibin istediği sonucu almasını sağladı.

Oysa karşılaşmanın ilk 20 dakikasında Beşiktaş, skoru 0-2’ye getirebilecek fırsatlar yakaladı. Onana’nın kurtarışları, siyah-beyazlı oyuncuların son bölgedeki yanlış pas tercihleri ve bitiricilik konusundaki yetersizlikleri, bu pozisyonların gole dönüşmesini engelledi.

Futbolda fırsatları değerlendiremediğinizde bedelini çoğu zaman ağır ödersiniz. Nitekim Trabzonspor, ilk ciddi atağında golü buldu. 21. dakikada Muçi’nin şutunda Nübel’den dönen topu önünde bulan Ozan Tufan, takımını öne geçirdi. Beşiktaş’ın değerlendiremediği fırsatların ardından gelen bu gol, karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

Kaynak olarak ekle

Siyah-beyazlıların hücumdaki üretkenlik sorununun arkasında yalnızca bitiricilik eksikliği yoktu. Cerny, Rıdvan Yılmaz ve Murillo’nun beklenen katkıyı verememesi, hücum organizasyonlarının etkisini önemli ölçüde azalttı. Hoffenheim karşısında iyi bir performans ortaya koyan Oh’un sahada olmaması da Beşiktaş’ın hücum seçeneklerini sınırlayan etkenlerden biriydi.

Öte yandan Vlahović de ceza sahasında yeterince topla buluşturulamadı. Gol yollarındaki en önemli silahınızı besleyemediğinizde, rakip savunmanın işini kolaylaştırmış olursunuz.

Bir diğer önemli sorun ise Vincenzo Italiano’nun oyuncu değişikliklerinde geç kalmasıydı. Beşiktaş’ın hücumda tıkandığı ve oyunun kontrolünü istediği ölçüde skora yansıtamadığı dakikalarda hamlelerin daha erken gelmesi gerekiyordu.

İtalyan teknik adam, 72. dakikada kalesinde ikinci golü gördükten sonra üç oyuncu değişikliğini birden yaptı. Ancak bu hamleler, maçın gidişatını değiştirmek için yeterli olmadı. Hatta Nübel’in kritik kurtarışı olmasaydı skor 3-0 olabilirdi.

Bu mağlubiyetin ardından Beşiktaş’ın önünde çözmesi gereken temel bir problem bulunuyor: Kapalı savunmaları açabilecek, dar alanlarda üretkenlik sağlayabilecek ve hücumun yönünü değiştirebilecek yaratıcı bir oyuncunun eksikliği.

Siyah-beyazlılar, özellikle devre arası transfer döneminde bu soruna mutlaka çözüm bulmalı. Aksi takdirde rakibin kendi yarı sahasına çekildiği, alanları daralttığı ve Beşiktaş’ın hücumda çözüm üretmekte zorlandığı maçları izlemeye devam edeceğiz.

Beşiktaş için bu mağlubiyet bir yol kazası olabilir. Ancak aynı sorunların tekrarlanması, yol kazasını yapısal bir probleme dönüştürür. Şampiyonluk yarışında iddiasını sürdürmek isteyen siyah-beyazlıların yalnızca oyuna hükmetmesi değil, bu üstünlüğü sonuca dönüştürecek çözümleri de sahaya yansıtması gerekiyor.

Bu arada karşılaşmanın hakemi Cihan Aydın'ı da tebrik etmek lazım iyi bir performans ortaya koydu, çok doğru ve temiz kararlar verdi.