Petra Heights adı verilen binada taşlar yalnızca dış cepheyi süslemek için kullanılmadı. Yapının yükünü taşıyan ana sistemin önemli bir bölümü de doğal taşlardan oluşturuldu.

BİN TONLUK TAŞ DIŞ İSKELET OLUŞTURULDU

Londra'nın Finchley Road bölgesinde yükselen binanın taşıyıcı dış iskeletinde yaklaşık bin ton doğal taş kullanıldı. Taş elemanlar, yapının yükünü karşılayacak şekilde tasarlanarak geleneksel beton kolonların yerini aldı.

Groupwork mimarlık ofisi ile Webb Yates mühendislik şirketinin geliştirdiği sistemde taş, yalnızca dekoratif bir kaplama olmaktan çıkarılarak yapısal bir malzemeye dönüştürüldü.

Bununla birlikte binanın tamamen betonsuz olmadığı belirtildi. Temellerde ve kat döşemelerinde beton kullanılmaya devam edilirken farklılık, taşıyıcı kolonlarda doğal taşın tercih edilmesi oldu.

GELENEKSEL İNŞAAT YÖNTEMLERİNE ALTERNATİF

Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, doğal taşın yüksek katlı yapılarda taşıyıcı sistemin parçası olarak kullanılabilmesi oldu. Bu yöntemle çelik ve beton gibi geleneksel malzemelere duyulan ihtiyacın belirli bölümlerde azaltılması hedefleniyor.

Kaynak olarak ekle

Doğal taşın üretim sürecinde, çimento ve çelik üretimindeki gibi yüksek sıcaklıklı endüstriyel işlemlere ihtiyaç duyulmaması da yöntemin öne çıkan özellikleri arasında gösteriliyor.

Londra'daki yapı, doğal taşın modern mühendislik yöntemleriyle birleştirilerek yüksek katlı binalarda nasıl kullanılabileceğini gösteren dikkat çekici örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.