Zekânın yalnızca büyük beyinlere özgü olduğu düşüncesi bir kez daha sarsıldı. Science Advances dergisinde yayımlanan araştırma, bal arılarının sembolleri kullanarak basit matematik işlemlerini yapabildiğini ortaya koydu.
Yaklaşık 1 milyon nörona sahip olan bal arılarının beyni, insan beynindeki yaklaşık 86 milyar nöronla kıyaslandığında son derece küçük. Buna rağmen araştırmacılar, arıların toplama ve çıkarma kurallarını öğrenebildiğini ve bunları yeni problemlere başarıyla uygulayabildiğini belirledi.
Renkler matematik diline dönüştü
Araştırmada bal arıları, özel olarak tasarlanmış Y şeklindeki bir labirentte eğitildi. Arılara bir ila beş arasında değişen sayıda şekil gösterildi.
Şekiller mavi olduğunda bunun "+1", sarı olduğunda ise "-1" anlamına geldiği öğretildi. Arılar, gördükleri şekil sayısına göre doğru sonucu temsil eden kapıyı seçtiklerinde şekerli suyla ödüllendirildi. Yanlış seçim yaptıklarında ise acı bir çözeltiyle karşılaştılar.
Yaklaşık 100 eğitim denemesinin ardından arılar, renklerin hangi matematiksel işlemi temsil ettiğini öğrenerek doğru cevapları vermeye başladı.
Daha önce görmedikleri soruları da çözdüler
Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu ise arıların yalnızca ezber yapmaması oldu.
Bilim insanları, eğitim sırasında kullanılmayan yeni sayı kombinasyonlarını arılara gösterdi. Bal arıları bu testlerde yüzde 64 ila 72 arasında başarı oranı yakalayarak rastgele tahmin seviyesinin çok üzerinde performans gösterdi.
Araştırmacılar, bunun arıların yalnızca belirli şekilleri ezberlemediğini, toplama ve çıkarma kuralını gerçekten öğrendiğini gösterdiğini belirtiyor.
Daha önce "sıfır" kavramını da öğrenmişlerdi
Bu, bal arılarıyla ilgili ilk şaşırtıcı keşif değil.
Aynı araştırma ekibi daha önce yayımlanan başka bir çalışmada, bal arılarının "sıfır" kavramını da anlayabildiğini göstermişti. Uzun yıllar boyunca sıfırın yalnızca insanlar ve bazı gelişmiş omurgalılar tarafından kavranabildiği düşünülüyordu.
Yapay zekâya ilham verebilir
Araştırmacılara göre çalışma, karmaşık bilişsel becerilerin mutlaka büyük bir beyin gerektirmediğini ortaya koyuyor.
Bal arılarının çok sınırlı sayıda nöronla sembolleri öğrenebilmesi ve matematiksel kuralları uygulayabilmesi, gelecekte daha verimli yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesine de katkı sağlayabilir.
Araştırmayı yürüten bilim insanları, küçük beyinlerin sanıldığından çok daha güçlü problem çözme yeteneklerine sahip olduğunu vurgulayarak, zekâya ilişkin yerleşik kabullerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.