Binlerce yıl öncesine ait yaşam tarzları ve toplumsal yapılar hakkında her geçen gün yeni bilgilere ulaşılsa da bilim insanlarının henüz bir cevap bulamadığı karanlık noktalar mevcudiyetini sürdürüyor. "Interesting Engineering" tarafından derlenen çalışma, geçmişe dair en büyük soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı.
HALA AÇIKLANAMAYAN GİZEMLER VAR
Söz konusu gizemler, sadece efsanelere veya kulaktan dolma varsayımlara dayanmıyor; aksine somut kanıtları bulunan ancak analizi yapılamayan gerçek olaylardan oluşuyor. Arkeolojik kazılar ve modern tarama yöntemleri birçok kapıyı aralasa da bazı keşifler bilimsel literatürde hala "açıklanamayanlar" kategorisinde yer alıyor. Uzmanlar, bu tarihi bilmecelerin çözülmesinin insanlık tarihindeki en büyük boşlukları doldurabileceğini ifade etti.
Tarih sayfalarında yer alan bu çözülememiş dosyalar, Antik Mısır'dan Amazon ormanlarına kadar geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Araştırmacılar, elde edilen bulguların çokluğu ile verilen yanıtların azlığı arasındaki çelişkinin, antik dönem mühendisliği ve sosyal yapıları hakkındaki bilgilerimizin yetersizliğinden kaynaklandığını belirtti.
İşte bilim dünyasının üzerinde hala tartışmaya devam ettiği o 5 büyük gizem:
KLEOPATRA VE BÜYÜK İSKENDER’İN KAYIP MEZARLARI
Yüzyıllar süren araştırmalara rağmen, antik dünyanın en ikonik iki figürü olan Mısır Kraliçesi Kleopatra ve fatih Büyük İskender’in son dinlenme yerleri bulunamadı. Antik kayıtlar, Kleopatra’nın İskenderiye yakınlarında Mark Antony ile birlikte gömüldüğünü belirtiyor. Ancak depremler ve yükselen deniz seviyeleri bölgenin topografyasını değiştirdiği için mezarın yeri tespit edilemiyor. Büyük İskender’in naaşının ise MÖ 323’teki ölümünün ardından Mısır’a götürüldüğü bilinmesine rağmen kesin konumu gizemini koruyor.

ROANOKE KOLONİSİ’NİR SIRRI ÇÖZÜLEMİYOR
İngiltere’nin 1587 yılında Yeni Dünya’da kurduğu ilk büyük yerleşim olan Roanoke Kolonisi, arkasında hiçbir iz bırakmadan ortadan kayboldu. 1590 yılında adaya dönen yetkililer, yerleşimin tamamen boş olduğunu ve herhangi bir çatışma izine rastlanmadığını ifade etti. Tek ipucu olarak bir sütuna oyulmuş olan "CROATOAN" kelimesi bulundu. Uzmanlar, yerleşimcilerin yerli halkla bütünleşmiş olabileceği ihtimali üzerinde dursa da kolonistlerin kalıntılarına hiçbir zaman ulaşılamadı.
AMAZON VE HİNDİSTAN’IN KAYIP MEDENİYETLERİ
Uzun yıllar boyunca Amazon yağmur ormanlarının gelişmiş toplumları destekleyemeyeceği düşünülse de modern lazer taramaları bu düşünceyi çürüttü. Orman örtüsünün altında bulunan yol ağları ve surlarla çevrili şehirler, bölgenin bir dönem milyonlarca insana ev sahipliği yaptığını kanıtladı. Benzer bir durum MÖ 1900 civarında yok olan İndus Vadisi Medeniyeti için de geçerli. Şehirlerin neden kademeli olarak boşaltıldığına dair kuraklık ve nehir yatağı değişimleri gibi teoriler olsa da çözülemeyen yazılar nedeniyle kesin nedenler analiz edilemiyor.
NAZCA ÇİZGİLERİ’NİN SIRRI KORUNUYOR
Güney Peru’nun kurak platolarında bulunan ve devasa boyutlarıyla sadece gökyüzünden tam olarak görülebilen Nazca Çizgileri, gizemini koruyan bir diğer başlık olarak öne çıktı. MÖ 500 ile MS 500 yılları arasında oluşturulan hayvan, bitki ve geometrik desenlerin neden bu kadar ihtişamlı bir şekilde tasarlandığı açıklanamıyor. Yazılı kayıtların bulunmaması, bölgedeki astronomik işaretlere rağmen Nazca kültürünü And Dağları’nın en büyük sırlarından biri haline getirdi.
ANTIKYTHERA MEKANİZMASI VE KAYIP MÜHENDİSLİK
MÖ 100 civarında batan bir geminin enkazında bulunan Antikythera Mekanizması, antik çağın en karmaşık mühendislik ürünü olarak tanımlanıyor. Bronz dişlilerden oluşan bu cihazın, gök cisimlerinin konumlarını ve tutulmaları şaşırtıcı bir doğrulukla hesapladığı belirlendi. Ancak uzmanlar, bu mekanizmayı kimin yaptığını ve bu ileri düzey mühendislik bilgisinin neden bin yıl boyunca ortadan kaybolduğunu henüz açıklayamadı. Yetkililer, bu cihazın varlığının antik dünya bilgisinde devasa bir boşluğa işaret ettiğini belirtti.