Elazığ’da özel hastane ve bakım merkezlerine yönelik “evrakta sahtecilik” soruşturmasında 23 kişi gözaltına alındı. Aralarında hastane sahibi Ali Ş.’nin de bulunduğu 19 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkeme, “kamu kurumlarını zarara uğratma” iddiasıyla 9 kişinin tutuklanmasına, 3 şüphelinin ise adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verdi.
AVUKATLARDAN “EKSİK SORUŞTURMA” TEPKİSİ
Soruşturmaya ilişkin bilirkişi raporunun savunma avukatlarıyla paylaşılmadığı öğrenilirken, avukatlar duruma tepki gösterdi. Savunma tarafı, dosyada birçok önemli incelemenin yapılmadığını savundu.
Davadaki bakım merkeziyle ilintilendirilebilecek bir suç unsurunun bulunmadığına dair açıklama yapan avukatlar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan herhangi bir rapor alınmadığını, bilirkişi raporu düzenlenmediğini belirterek, bakım merkezinin faaliyetlerinin mevzuata uygun olup olmadığının araştırılmadığını bilirkişi raporu düzenlenmeksizin, kamu zararı oluşturduğu iddia edilen eylemlerin ilgili mevzuata uygunluğu denetlenmeksizin tutuklama kararının verildiğini ifade etti. Kuruma yapılan ödemelerin de ilgili bakanlık mevzuatına uygunluğunun incelenmediğini kaydeden avukatlar, dosyada yer alan dinleme kayıtlarında bakım merkezi ile hastane arasında suç unsuru oluşturacak herhangi bir görüşmenin bulunmadığını öne sürdü.
“GENELGEYE UYGUN İŞLEM YAPILDI”
Avukatlar, bakım merkezinde kalan kişilerin hastaneye sevk edildiği ve hem bakım merkezi hem de hastanenin bu süreçten kazanç sağladığı yönündeki iddialara da yanıt verdi. Yapılan işlemlerin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2017/7 sayılı genelgesi kapsamında yürütüldüğünü belirten savunma tarafı, “Genelge hükümlerine uygun işlem yapılmasına rağmen müvekkillerin suçlanması hukuka aykırıdır” dedi. Bu hususta ilgili bakanlıktan görüş yahut rapor alınmamasının da söz konusu incelemenin eksikliğini ortaya koyduğunu belirttiler.
Ayrıca soruşturma kapsamında verilen arama ve el koyma kararlarında, müvekkillerin lehine olabilecek belgelerin savunma avukatlarında belirtilmesine rağmen dosyaya alınmadığı ve eksik inceleme ile soruşturmanın yürtüldüğü ve tutuklama kararının verildiği ileri sürüldü.
“KESİN DELİL YOK, ALGI VAR”
Savunma avukatları, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü ve her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı deliller ortaya konulmadan suç isnadında bulunması mümkün bulunmayan veriler ve yasak mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilen veriler bilirkişi raporu yahut kurum görüşü alınmadığından suçmuş gibi değerlendirilerek tutuklama kararı verildiğini savundu.
Avukatlar, tutuklama kararının “toplumda oluşturulan büyük operasyon niteliğindeki algının bozulmaması adına algıyı beslemeye yönelik, hukuki mesnetten uzak” olduğunu ifade etti.