Sandoval, bu taşın Maya uygarlığına ait bilinmeyen bir yazı sisteminin kanıtı olabileceğini öne sürüyor. Araştırmaya göre, Altar Q’nun dört yüzünde yer alan 16 hükümdarın her birinin elleri özel bir biçimde konumlandırılmış. Sandoval’a göre bu el işaretleri sadece sanatsal bir tercih değil; aksine, Maya toplumunun bir çeşit işaret diliyle takvimsel bilgileri kaydetme biçimi.

Sandoval, “Daha önce yalnızca hiyerogliflerin Maya yazı sistemi olduğu düşünülüyordu. Ancak bu araştırma, ikinci bir yazı sisteminin varlığını ortaya koyuyor” diyerek bulgunun önemine dikkat çekiyor.

Maya takvimi, beş zaman biriminden oluşuyor: b'ak'tun, k'atun, tun, uinal ve k'in. Sandoval, el işaretlerinin bu zaman bloklarını temsil ettiğini ve her panelin (doğu, batı, güney ve kuzey) bir tarihi şifrelediğini öne sürüyor. Örneğin, doğu paneli ilk hükümdarın ölüm tarihini; batı paneli ise son hükümdarın ölüm tarihini simgeliyor. Kuzey paneli, 64 günlük bir ritüelin 16 gün sonrasına işaret ederken, güney paneli 16. hükümdarın koruyucu tanrısıyla ilişkilendiriliyor.

Araştırmacı, bu tarihlerin 437 ila 820 yılları arasında olduğunu ve her panelde kullanılan el işaretlerinin sıfır sayısını andıran hiyeroglif varyantlarına benzer biçimde düzenlendiğini söylüyor.

16 SAYISININ GİZEMİ

Sandoval’ın dikkat çektiği bir diğer unsur ise Altar Q’daki “16” sayısının önemi. Hem ilk hem de son hükümdarın tahta çıkış ve ölüm tarihlerinin toplamları 16’ya eşit. Bu durum, el işaretlerinin rastlantısal olmadığını, sistematik bir yapıya sahip olduklarını gösteriyor.

Her ne kadar Sandoval, “bağımsız ancak birbiriyle örtüşen kanıtların” tezini desteklediğini savunsa da, bazı uzmanlar bu görüşe temkinli yaklaşıyor. Alabama Üniversitesi’nden Maya yazı sistemi uzmanı Alexandre Tokovinine, bu yorumun “çok da inandırıcı olmadığını” ve verilerin hipoteze göre şekillendirilmiş olabileceğini belirtiyor.