Türkiye genelinde su tasarrufu sağlamak amacıyla başlatılan yeni dönemde, belirli kriterleri taşıyan özel ve kamu binalarında yağmur suyu ve gri su geri kazanım sistemlerinin kurulması artık yasal bir zorunluluk olarak uygulanıyor. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklerin yürürlüğe girmesiyle birlikte, yeni projelerde bu sistemlerin bulunması ruhsatlandırma aşamasının temel şartları arasında yer alıyor.
ZORUNLULUK KAPSAMINDAKİ YAPILAR
Yürürlükteki mevzuata göre; depo hacmi 7 metreküpü geçen yapılar, parsel alanı 2 bin metrekareyi aşan projeler ve çatı iz düşüm alanı 1000 metrekareden büyük olan tüm binalar yağmur suyu toplama sistemi kurmakla yükümlü kılındı.
Bu sistemlerle toplanan suyun bahçe sulaması ve tuvalet rezervuarlarında kullanılması sağlanarak yıllık 6,2 milyon metreküp su tasarrufu hedefleniyor.
Gri su sistemleri tarafında ise kriterler şu şekilde uygulanıyor:
200 yatak kapasitesini aşan konaklama tesisleri,
10 bin metrekareden büyük AVM’ler,
30 bin metrekare üzerindeki kamu binaları.
Bu yapılarda duş ve lavabolardan gelen sular arıtılarak tuvalet rezervuarlarına yönlendiriliyor. Bu uygulamanın yıllık toplam tasarruf miktarına yaklaşık 4 milyon metreküp katkı sağladığı belirtiliyor.
YERLEŞİM VE TEKNİK STANDARTLAR
Sistemlerin kurulumunda belirli teknik şartlar gözetiliyor. Depolama tankları binaların arka veya yan bahçelerinde yer altına konumlandırılırken, ön bahçe kullanımlarında yoldan en az 2 metre mesafe bırakılması şartı aranıyor. Yağmur suyu depolama kapasitesi, ilin yıllık yağış ortalamasına göre hesaplanarak toplanabilir su miktarının en az %6’sını, gri su depoları ise bağlı olduğu rezervuar ihtiyacının en az yarısını karşılayacak şekilde inşa ediliyor.
Almanya, Japonya ve ABD gibi ülkelerdeki örnek modellerle benzerlik gösteren bu uygulama, Türkiye’nin su yönetim politikasında yeni bir dönemi temsil ediyor. Ankara, İstanbul ve Kocaeli gibi büyükşehirlerin halihazırda geçtiği ayrık sistemlerin yanı sıra, yeni düzenlemenin ülke genelindeki tüm büyük projelerde standart hale gelmesiyle birlikte su kaynaklarının korunmasında kalıcı bir verimlilik sağlanması amaçlanıyor.