Stockholm İl İdari Kurulu tarafından doğrulanan ve Eylül 2025'te gerçekleşen olayda, ismi açıklanmayan bir balıkçı, yem aramak için toprağı kazarken metal bir cisme denk geldi. Ortaya çıkan nesne, mühürlenmiş bir bakır kazandı ve içi, İsveç tarihinin en büyük erken ortaçağ definelerinden biriyle doluydu.
TOPRAĞIN ALTINDAN 20.000 GÜMÜŞ SİKKE ÇIKTI
Yerin bir metreden daha az derinliğine alelacele gömüldüğü anlaşılan hazine, toplamda altı kilogram ağırlığında gümüş içeriyor. Bakır kazanın içinden yaklaşık 20.000 adet gümüş sikke, yüzükler, kolyeler ve çeşitli boncuklar çıkarıldı.
Arkeologlar, kazanın bulunduğu ortamın ve gömülme şeklinin, sahibinin bir tehlike anında servetini hızla sakladığını ancak geri almaya ömrünün yetmediğini gösterdiğini belirtiyor. Bu durum, ortaçağ Avrupa'sında savaş veya iç karışıklık dönemlerinde sıkça rastlanan "istifçilik" davranışının klasik bir örneği olarak değerlendiriliyor.
LATİNCE KANUTUS YAZIYOR
Hazine sadece maddi değeriyle değil, üzerindeki işaretlerle de tarihçileri heyecanlandırıyor. Sikkelerin büyük bir kısmında Latince "KANUTUS" yazısı bulunuyor. Bu detay, hazineyi 1160'ların sonundan 1190'lara kadar hüküm süren Kral Knut Eriksson dönemine tarihliyor. Ancak asıl sürpriz, bazı sikkelerin üzerindeki dini sembollerde gizli. Hazinenin içinde sadece kraliyet armalı paralar değil, aynı zamanda piskoposların dini rütbesini simgeleyen asa figürlü ve kilise tasvirli sikkeler de bulundu.
Bu durum, 12. yüzyıl İsveç'inde henüz merkezi bir devlet yapısının tam oturmadığını, Kraliyet ve Kilise'nin ekonomik güç ve "para basma yetkisi" (darphane) üzerinde rekabet halinde olduğunu veya yetkiyi paylaştığını kanıtlıyor.
EN BÜYÜK GÜMÜŞ HAZİNESİ
Endüstriyel Ekonomi Araştırma Enstitüsü'nden uzmanların görüşüne göre, o dönemde para basmak sadece ticaret için değil, vergi toplamak ve siyasi otoriteyi halka göstermek için kritik bir araçtı.
Sikkelerin ince, düzensiz ve noktalı kenar yapıları, dönemin merkeziyetsiz üretim tekniklerini doğruluyor. Stockholm İl İdari Kurulu Antikacısı Sofia Andersson, bu buluntuyu "İsveç'te bulunan erken Orta Çağ'dan kalma en büyük gümüş hazinelerinden biri" olarak nitelendirerek, dönemin para politikalarını anlamak için eşsiz bir fırsat sunduğunu belirtti.
Define, koruma ve kataloglama çalışmalarının ardından İsveç ulusal koleksiyonlarına dahil edilecek. Balıkçının şans eseri bulduğu bu hazine, şimdi tarihçilere Kral Knut Eriksson'un hükümdarlığı ve Kilise'nin mali gücü hakkında yeni bir hikaye anlatmaya hazırlanıyor.