Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin üzerinden bir yıl geçti. İktidar seçim meydanlarında halka refah vadetti, dertlerin biteceğini söyledi. Ancak geride kalan bir yılda halkın yoksulluğu daha da arttı, hem devlet hem vatandaş borca battı. Fiyatlar uçtu, maaşlar eridi, ev almak, araba almak hayal oldu. Seçimlerin bittiğinde ekmek 4 liraydı, 10 lira oldu. Bekar bir işçinin yaşam maliyeti 13 bin liraydı, şimdi 24 bin lirayı aştı. Yardıma muhtaç yoksul sayısı 20 milyonu aştı. İkinci yıla girerken hâlâ tünelin ucunda ışık görünmedi. İkinci yıla da yeni vergilerle yeni zamlarla, tasarruf ve yavaşlayacak ekonomi programıyla giriyoruz. Seçimlerin ardından iktidar yeni icraatları için düğmeye bastığında tüketici enflasyonu yıllık yüzde 39.59’u gösteriyordu. Aradan bir yıl geçti, düşeceği söylenen enflasyon hızla arttı, yüzde 75’lere tırmanarak çarşıya, pazara adeta ateş düşürdü.

AKARYAKIT İKİYE KATLANDI

Ekmek yüzde 150 zamlandı. 1 paket makarna 13 liradan 21 liraya, bulgurun kilogram fiyatı 28 liradan 43 liraya yükseldi. Ayçiçek ve zeytinyağına yüzde 170’lere varan oranlarda zam yağdı. Seçimden önce 75 liraya alınabilen 1 kilogram çayın fiyatı 145 liraya fırladı. Yoksul etten, sütten, peynirden kesildi. Eskiden kolayca alınabilen temel gıda maddeleri vitrinleri ve yoksulun hayalini süsleyen lüks ürünlere dönüştü. İşe başlar başlamaz akaryakıt üzerinden alınan vergileri artıran, Katma Değer Vergisi genel oranlarını yüzde 10 ve yüzde 20’ye yükselten iktidar, hayat pahalılığını daha da artıracak zamları tetikledi. 21 lira olan benzinin litresi 41 lirayı aştı. Motorinin litfre fiyatı 19.3 liradan 40.4 liraya, LPG 10.75 liradan 21 liraya fırladı.Akaryakıttaki fiyat artışlarının ardından iğneden ipliğe her şeye zam yağdı.

Emekli açlığa sürüklendi

Emekli, seçimlerden bu yana en fazla yoksullaşan kesimlerin başını çekti. Seçimlerden hemen önce oylarını almak için en düşük emekli aylığını 5 bin 500 liradan 7 bin 500 liraya çıkaran iktidar seçimlerden sonraki temmuz zammında emekliyi adeta kenara itti. Bu yılın başında maaşlara genel olarak yüzde 50’ye yakın oranlarda zam yaparken en düşük emekli aylığını gelen tepkiler üzerine sadece yüzde 33 artırdı. Resmi rakamlarla yüzde 75’lere tırmanan enflasyon karşısında emekli adeta açlığa sürüklendi.

Kamu dengesi de bozuldu

Halkın daha da yoksullaştığı son bir yılda devletin dengeleri de dikiş tutmadı. Bu dönemde halktan toplanan vergilerin 864 milyardan 1.8 trilyona çıkmasına rağmen bütçe açığı 691 milyara çıktı. Faiz ödemeleri 135 milyardan 364 milyara, iç borç stoku 2.3 trilyondan 3.2 trilyona yükseldi. Kur Korumalı Mevduat hesabı açtıran varlıklı kesime yoksulların finanse ettiği bütçeden ve Merkez Bankası kasasından 1 trilyon liranın üzerinde kaynak akıtıldı. Merkez Bankası 818.2 milyar liralık zararla tarihi rekora imza attı.