Fosiller üzerinde yapılan ayrıntılı incelemelerde yılanların daha önce bilinmeyen bir türe ait olduğu belirlendi ve türe Hibernophis breithaupti adı verildi. Yılanların boa ve pitonları kapsayan geniş grupla ilişkili olduğu düşünülüyor. Fosillerin en dikkat çekici özelliği ise hayvanların aynı yerde birlikte bulunması.

KIŞI BİRLİKTE GEÇİRMİŞ OLABİLİRLER

Araştırmacılar yılanların bulunduğu alanın bir kışlama yuvası olabileceğini düşünüyor. Buna göre dört yılan soğuk dönemi geçirmek için aynı sığınağa girmiş ve birbirlerine yakın şekilde kıvrılmış olabilir.

Benzer davranış günümüzde bazı yılanlarda da görülüyor. Özellikle çizgili yılanlar kış aylarında yer altındaki ortak yuvalarda çok sayıda bireyle bir araya geliyor. Soğukkanlı olan bu hayvanlar, kış boyunca enerjilerini koruyabilmek için aynı sığınakları kullanıyor. Fosiller de bu tür toplu davranışların on milyonlarca yıl öncesine uzanabileceğini gösteriyor.

Yılan fosillerinin bu kadar iyi korunması ise oldukça sıra dışı. Yılanların yüzlerce küçük omurdan oluşan hassas iskeletleri ölümden sonra kolayca dağıldığı için paleontologlar çoğu zaman yalnızca tek tek kemikler buluyor. Wyoming'deki örneklerde ise iskeletlerin büyük bölümü anatomik düzenini korumuş durumda.

ÇAMUR VE VOLKANİK KÜL FOSİLLERİ KORUDU

Yılanların nasıl öldüğü kesin olarak bilinmese de araştırmacılar küçük bir sel olayının etkili olmuş olabileceğini düşünüyor. Hayvanların bulunduğu bölge o dönemde yoğun volkanik faaliyetlerden etkilendiği için çevreye büyük miktarda kül de yayılıyordu.

Kaynak olarak ekle

Selin taşıdığı ince çamur ve tortular yılanların üzerini hızla kapatırken bölgedeki volkanik kül bakımından zengin çökeltiler de fosilleşme için uygun ortamın oluşmasına katkı sağladı. Böylece normal şartlarda kısa sürede parçalanabilecek iskeletler milyonlarca yıl boyunca yan yana korunabildi.

Fosiller aslında 1976 yılında Wyoming'deki White River Formasyonu'nda bulunmuştu. Ancak yıllarca tam olarak hangi yılana ait oldukları çözülemedi. Daha sonra yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografi ve ayrıntılı anatomik incelemeler kullanılarak fosiller yeniden değerlendirildi ve ayrı bir tür oldukları ortaya çıkarıldı. Araştırmanın sonuçları Zoological Journal of the Linnean Society dergisinde yayımlandı.