Bilim dünyası, yaşamın kökenine dair en egzotik teorilerden birini yeniden masaya yatırdı. The Conversation'da yer alan yeni analizler, uzun süre "bilim kurgu" gibi görülen bir ihtimalin, aslında bilimsel verilerle örtüşebileceğini gösteriyor. Hipotez basit ama sarsıcı: İlk mikroorganizmalar Mars'ta oluştu ve oradan Dünya'ya göç etti.

Peki, bilim insanlarını "Biz Marslı mıyız?" sorusunu sormaya iten sebepler neler?

MARS, DÜNYA'DAN ÖNCE YAŞANABİLİR OLDU 

Teorinin temel dayanağı, iki gezegenin oluşum süreçlerindeki zaman farkı. Mars, Dünya'dan daha önce oluştu ve yüzeyi çok daha hızlı bir şekilde katılaştı.

Bilimsel verilere göre, Mars'ın ilk dönemlerinde kalın bir atmosfer, sıvı su okyanusları ve aktif jeotermal bölgeler vardı.

Tıpkı erken dönem Dünya'sı gibi; sıcak denizler ve mikroskobik yaşamı destekleyecek zengin bir kimyasal ortam, Kızıl Gezegen'de mevcuttu.

Mars'ın bazı bölgeleri yüz milyonlarca yıl boyunca istikrarlı kaldı. Bu da yaşamın filizlenmesi için gereken "kuluçka süresini" sağlamış olabilir.

Dünya'da ise işler biraz daha karışıktı. Yaklaşık 4,51 milyar yıl önce, "Theia" adı verilen bir protoplanet Dünya'ya çarptı. Bu devasa çarpışma Ay'ı oluştururken, Dünya'nın kabuğunu eritti ve o ana kadar var olan (eğer varsa) tüm yaşam formlarını yok etti.

Genetik araştırmalar, tüm canlıların son evrensel ortak atası olan "Luca"nın, Dünya'nın oluşumundan yaklaşık birkaç yüz milyon yıl sonra (4,2 milyar yıl önce) ortaya çıktığını gösteriyor.

Dünya, Theia çarpışmasından sonra soğuyup, karmaşık biyolojik yapıları sıfırdan oluşturacak kadar zamana sahip miydi? Yoksa yaşam, o sırada koşulları çoktan hazır olan Mars'tan "ithal" mi edildi?

Bu teorinin önündeki en büyük engel: Lojistik. Mikroorganizmaların bir gezegenden diğerine sağ salim ulaşması büyük bir meydan okuma.

Bir meteor çarpmasıyla Mars yüzeyinden fırlatılmak, uzayın dondurucu soğuğu, ölümcül kozmik radyasyon ve son olarak Dünya atmosferine girerken oluşan yüksek ısı...

Bu imkansız görünse de, Dünya'daki bazı mikrop türlerinin (ekstremofiller) uzay koşullarına ve radyasyona olağanüstü direnç gösterdiği biliniyor. Bu durum, "gezegenler arası panspermia" (yaşam tohumlarının taşınması) ihtimalini canlı tutuyor.

"BELKİ DE MARSLI DEĞİLİZ" 

Her ne kadar teori heyecan verici olsa da şüpheler devam ediyor. Doçent Sean Jordan, konuya eleştirel bir yaklaşım getiriyor:

"Eğer yaşam, Güneş Sistemi'nin ilk 500 milyon yılı içinde Mars'tan Dünya'ya ulaştıysa, neden sonraki dört milyar yıl içinde Dünya'dan sistemin geri kalanına yayılmadı? Belki de biz Marslı değilizdir."

Ayrıca Mars'ın 4,2 ila 3,7 milyar yıl önce atmosferini ve suyunu kaybederek kuruduğu gerçeği, yaşamın oradan kaçış takvimiyle ilgili soru işaretleri yaratıyor.