CHP'den Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, milletvekilleri Ali Gökçek, Yüksel Taşkın, Türkan Elçi, Kayıhan Pala, Aylin Yaman, Onur Konuralp, Semra Dinçer, Tahsin Ocaklı ve EMEP'ten İskender Bayhan, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerin düzenlediği alternatif mezuniyet etkinliğine katılmak için okulun Hisarüstü Kampüsü’ne geldi. 

CHP heyeti, kapıda özel güvenlik görevlileri engeliyle karşılaştı. Görevlilerin Türkan Elçi ile Yüksel Taşkın'ı fiziki müdahale ile engellemeye çalışmaları dikkat çekti. Özel güvenlik görevlileri talimatın Rektör Naci İnci’den geldiğini belirterek 'Özerkliği' gerekçe gösterdi.

"KANUNSUZ EMİR"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özçağdaş, “Bu kanunsuz emir. Milletvekillerinin buraya girmesini engellemek hiç kimsenin hakkı değil. Bir rektörün ‘milletvekillerini kapıdan almayın’ deme şansı yok” dedi. CHP’li vekiller yürüyüş kararı aldıklarını açıkladı. Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencilerinden CHP heyetine destek geldi. Kapıdaki güvenlik engelini geçen milletvekilleri içeride de çevik kuvvet barikatıyla karşılaştı. Milletvekilinin geçiş yoluna konuşlandırılan çevik kuvvet kadın polisleri, vekillerin kampüs içinde yürüyüşünü engellemeye çalıştı. Ancak vekiller akademisyenler ve öğrencilere ulaşmayı başardı. 

Özçağdaş, engellemelerin ardından üniversitenin önüne gelerek bir açıklama yaptı. Özçağdaş, şu ifadeleri kullandı: 

* "İstanbul'da Boğaziçi Üniversitesi'ndeyiz. Dokuz CHP milletvekili bir EMEP milletvekili ve İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile beraber Boğaziçi Üniveristesi’nin önündeyiz. Maalesef Türkiye için son derece kötü son derece olumsuz bir tablolar yaşadık. Buradan bir bilgilendirme yapalım Boğaziçi Üniversitesi’nin mezuniyet töreni var. Bakın ellerinde pankartlar var. Bin 279 gündür Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri, öğrencileri burada son derece barışçıl bir eylem yapıyorlar. Biz de milletvekilleri olarak hem güzel bir gün hem Meclis faaliyeti yok buraya geldik. Yasal olarak milletvekilleri millet adına denetleme görevi yaparlar. Bizim görevimiz budur. Bir tek hapishanelere haber veririz. 

* Dolayısıyla aklımızın ucundan geçmedi böyle bir şey olacağı. Hatta basınımıza saat ikide de yine anlamsızca kapatılan Beşiktaş’taki bir teknik lise için açıklama yapmak için de sözleştik. Onlar içinde çok üzgünüm. Arazisi için kapatılan bir teknik lise var. Geldik buraya içeri gireceğiz. Girdik bir arbede yaşandı. Hayır giremezsiniz. Burada Türkiye kamuoyu bunu bilsin. Bu üniversiteye ömrünü vermiş olan ve kapıdan içeri giremeyen insanlar gördük. Neden buradasınız diye sordum. Tanıdığımız hocalar var. Dediler ki ‘Yasaklı listesi var giremiyoruz. Biz bu üniversitemin öğretim üyeleriyiz ama yasaklıyız’. Türkiye'ye sesleniyorum burada aklını kaybetmiş yöneticiler var. Yasaklı listesi ne demek dedim. Dediler ki biz bu üniversitenin öğretim üyesiyiz ama yasaklıyız giremiyoruz buraya, artık bizi almıyorlar dedi. Hala şaşırıyor olmamızda şaşırtıcı ama. Peki dedik girdik. Girdik içeri görmek istediğimiz öğretim üyeleri içeride.

"HAYATININ FIRSATINI ELDE ETTİĞİNİ ZANNEDEN ZAT ‘DURDURUN ONLARI’ DİYOR"

* Gencecik çocuklar kol kola girmişler. Biz milletvekiliyiz, yürürüz geçeriz. Geçersek o arkadaşlar aşırı bir müdahalede bulunursa bu onlar için yasal bir sorun. Ben ve arkadaşlarım konuşuyoruz bakıyoruz onları düşüyoruz. Yani niye yargılansınlar? Yöneticisi bunu dert etmiyor ya. Buraya kayyum atandığı için hayatının fırsatını elde ettiğini zanneden zat ‘durdurun onları’ diyor. Sen kimsin? Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğünü işgal eden zata sesleniyorum ya, adını bile söylemiyorum. Sen kimsin? Sen istiyorsan Turkcell’i yönet sen kimsin? Ve eğer bu derece saçmalamasalardı bu yaşanmayacaktı. Özgür Çelik, Vali beyle görüştü, Emniyet Müdürü ile görüştü. Sonunda girdik. 

* Daha şaşacaklarımız varmış. Çevik kuvvet polisleri arkadan yetişerek önümüzü kestiler. Gencecik kadın polisleri önümüz koydular. Onları da korumamız lazım. Dedik ki 70-80 metre bir şey kalmış bu saçmalığı sonlandırın. Ne yapabiliriz mezuniyette? En sonunda herhalde bütün bu olaylar bu hale gelince birileri dedi daha kötü olmasın. Girdik, yapacağımız şeyi yaptık geri geldik. Bu ziyaret 15 dakika planlanmıştı. Arkasından başka bir etkinlik planlanmıştı milletvekilleriyle beraber.

"YÖK BAŞKANI O KOLTUK KİMSEYE MİRAS DEĞİL"

* Toplumsal sorunların sözcüsü olmak zorundayız. Bu izanını yitirmiş arkadaşları Boğaziçi’ni var eden anıt isimlerinden biri olan Prof. Dr. Üstün Ergüder'i bile sokmayacak kadar cesaret sahibi olduklarını, izansız olduklarını gördüğümüz için bunların hepsi büyük bir resmin parçası gibi.  YÖK Başkanı’na sesleniyorum kendisinden haftalarca randevu istedik. Milletvekillerimize randevu vermedi. Yeri geldiği için söyleyeyim, tıp fakültesi öğrencilerinin sorunu var.  Hastanelerde en büyük sorununuz doktor değil mi? Bu ülkenin Cumhurbaşkanı giderlerse gitsinler dediği için her geçen ay doktor gitmiyor mu? Onu aktaracaktık. YÖK Başkanı’ndan randevu istedik defalarca. YÖK Başkanı o koltuk kimseye miras değil. Randevu vermen gerekir. Üsten bir dille konuşmuyorum bu ülkenin milletvekillerine randevu vermek zorundasın.  Sana sorunu aktaramazsak ne yapacağız kameralardan mı aktaracağız? Yaşanmaması gereken her tür antidemokratik ve rezil iş yaşandı."

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de "Milletvekillerimiz buraya gelip hocalarımızla buluşmak görüşmek ve dayanışma duygularını iletmek ve Boğaziçi Üniversitesi'ndeki süreci gözlemlemek için  fakat kapının girişinde bir problem oldu. Ben burada değildim o esnada İstanbul Valisi Davut Gül ile konuştuk daha sonra bir çözüm bulmaya çalıştık. Bir şekilde milletvekilleri içeri girdi ancak içeride yeni bir engelleme ile karşı karşıya kaldılar emniyet personeli tarafından bir bariyerle engellemeye çalışıldılar. Sonrasında bir görüşme yaptık ve milletvekillerimiz içeri girdiler, hocalarımızla buluştular dayanışma duygularını ilettiler süreci gözlemlediler ve çıktık sonra bu basın açıklamasını gerçekleştirdiler. Genel Başkan Yardımcımız Suat Özçağdaş gerekli açıklamayı yaptı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.