OECD verileri baz alınarak yapılan satın alma gücü karşılaştırması, Türkiye'deki ekonomik durumu bir kez daha gözler önüne serdi. Aralık 2019 ile Nisan 2026 dönemini kapsayan kümülatif enflasyon verilerine göre, 2019 yılındaki 100 birimlik satın alma gücünün 2026 yılında 10,93 birime kadar düştüğü kaydedildi. Yaşanan bu çarpıcı kaybı meclis gündemine taşıyan YENİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi.

"MAAŞIN DÜZEYİNİ DEĞİL, ALIM GÜCÜNÜ AÇIKLAYIN"

Nominal artışların tek başına refah göstergesi olamayacağını savunan Öztürk, 2019 yılında net 2 bin 20 lira olan asgari ücretin 2026 yılında 28 bin 75 liraya çıkmasının alım gücünü korumaya yetmediğini ifade etti. Bakan Şimşek’e seslenen Öztürk, "2019’da bir asgari ücretli maaşıyla ne kadar kira ödeyebiliyor, ne kadar gıda alabiliyor, faturalarını ödedikten sonra cebinde ne kadar para bırakabiliyordu? Bugün aynı hesabın sonucu nedir?" sorularını yönelterek asıl kıstasın kira, gıda, enerji ve ulaşım gibi zorunlu giderler sonrasında kalan para olduğunu vurguladı.

"KAYBEDİLEN SATIN ALMA GÜCÜ NE ZAMAN GERİ GELECEK?"

Enflasyon düşse dahi geçmişteki fiyat artışlarının geri gelmediğine dikkat çeken Öztürk, Bakanlığın "zorunlu yaşam maliyeti" tespiti yapıp yapmadığını sordu. Çalışanların üst vergi dilimlerine girmesinin yarattığı kayıplara da değinen Öztürk, şu ifadeleri kullandı: "2019’dan bu yana kaybedilen satın alma gücünün yeniden kazanılmasına ilişkin Bakanlığınızın ölçülebilir bir hedefi var mıdır? Varsa vatandaş hangi tarihte 2019’daki reel yaşam standardına yeniden ulaşacaktır? Kâğıt üzerinde maaş büyüyor olabilir. Ama kiradan, mutfaktan, faturadan sonra vatandaşın cebinde daha az para kalıyorsa ortada bir refah artışı yoktur. Bordro büyüdü, sofra küçüldü."

Kaynak olarak ekle