ABD'nin Oklahoma eyaletindeki Joseph Williams Uzun Otlu Çayır Koruma Alanı'nda yürütülen çalışmalar, Amerikan bizonlarının doğal ekosistemin korunmasındaki rolünü ortaya koyuyor. 1993 yılında Adams ailesi tarafından bağışlanan 300 bizonla başlayan sürü, sonraki yıllarda büyüyerek koruma alanının önemli bir parçası haline geldi. Günümüzde sürünün sayısı, mevsimsel toplama işlemleri ve o yıl doğan yavruların dahil edilmesine bağlı olarak değişiyor. Bizonların otlaması, bitki örtüsünün çeşitliliğini korumaya ve diğer canlılar için uygun yaşam alanları oluşmasına yardımcı oluyor.

300 BİZONLA BAŞLAYAN ÇALIŞMA NASIL İLERLEDİ?

Amerikan bizonlarından oluşan ilk sürü, 1993 sonbaharında Oklahoma'daki Ken-Ada Çiftliği'nden Joseph Williams Uzun Otlu Çayır Koruma Alanı'na getirildi. Hayvanlar, uzun otlu çayır ekosisteminin korunmasına destek olmak amacıyla doğa koruma kuruluşuna bağışlandı. Koruma alanının oluşturulması için arazi satın alma çalışmaları ise 1989 yılında başladı. İlk sürünün bağışını yapan ailenin kızı Christina Adams'ın adı, bizon sürüsüne verildi. Aradan geçen 33 yılda sürü büyüyerek bölgedeki koruma çalışmalarının temel unsurlarından biri haline geldi.

BİZONLAR BOZKIRIN DOĞAL DENGESİNİ NASIL KORUYOR?

Bizonların otlaması, çayırlardaki bitki türlerinin dağılımını ve gelişimini etkiliyor. Farklı bitkilerle beslenen hayvanlar, bazı türlerin baskın hale gelmesini önlemeye yardımcı olurken bitki çeşitliliğinin korunmasına da katkı sağlıyor. 

Dışkılarıyla toprağa besin maddeleri taşıyan bizonlar, hareketleri ve toprakta yuvarlanmaları sırasında yüzeyde sığ çukurlar oluşturabiliyor. Yağmur suyunun birikebildiği bu alanlar, böcekler ve diğer küçük organizmalar için yaşam ortamı sağlayabiliyor. Bitki örtüsündeki çeşitlilik de kuşlar, böcekler ve memeliler için beslenme ve barınma olanaklarını destekliyor.

Kaynak olarak ekle

BİTKİ ÇEŞİTLİLİĞİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ ARAŞTIRMAYLA ORTAYA KONDU

Ağustos 2022'de Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan bir araştırmada, Kansas'ta bizonların otladığı alanlar, sığırların bulunduğu bölgeler ve büyük otçulların olmadığı sahalardaki yaklaşık 30 yıllık bitki örtüsü verileri karşılaştırıldı. 

Araştırmada, bizonların otladığı alanlarda yerli bitki türlerinin sayısının, büyük otçulların bulunmadığı alanlara kıyasla küçük parsellerde yüzde 103, daha geniş alanlarda ise yüzde 86 daha fazla olduğu belirlendi. Sığır otlatmasının da bitki çeşitliliğine katkı sağladığı, ancak bu etkinin bizonların bulunduğu alanlardaki artıştan daha düşük olduğu kaydedildi. Bizonların bitki çeşitliliği üzerindeki etkisinin şiddetli kuraklık dönemlerinde de sürdüğü bildirildi.

KONTROLLÜ YANGINLAR VE OTLATMA BİRLİKTE UYGULANIYOR

Koruma alanında bizonların otlatılması, belirli bölgelerde gerçekleştirilen kontrollü yakma çalışmalarıyla birlikte yürütülüyor. Düzenli habitat yönetimi uygulanmadığında çalılar ve ağaçlar açık çayırlara yayılarak bu ekosisteme uyum sağlamış türlerin yaşam alanlarını daraltabiliyor. 

Doğa koruma kuruluşu, farklı dönemlerde farklı bölgeleri yakarak yeni otların büyümesine olanak tanıyor. Yakılmayan alanlarda ise mevcut bitki örtüsü korunuyor. Bizonların farklı koşullardaki bölgelerde otlamasıyla birlikte uygulanan bu yöntem, uzun otlu çayırların doğal süreçlerinin sürdürülmesini amaçlıyor.

ABD'DE UZUN OTLU ÇAYIRLARIN YÜZDE 4'ÜNDEN AZI KALDI

Bir zamanlar ABD'nin 14 eyaletine ve Kanada'nın bazı bölgelerine yayılan uzun otlu çayırlar, tarım arazilerinin genişlemesi ve kentleşme nedeniyle büyük ölçüde ortadan kalktı. Günümüzde bu ekosistemin tarihsel yayılım alanının yüzde 4'ünden azı varlığını sürdürüyor. Kalan önemli bölgeler arasında Oklahoma ve Kansas'taki Flint Hills çevresi bulunuyor. Joseph Williams Uzun Otlu Çayır Koruma Alanı ise 16 bin hektardan fazla alanı kapsıyor. Koruma kuruluşunun verilerine göre bölge, 700'den fazla bitki türüne, 300'den fazla kuş türüne ve yaklaşık 80 memeli türüne ev sahipliği yapıyor.