Alüminyum folyo mutfakların en sık kullanılan yardımcılarından biri. Kızarmış eti dinlendirmek, hızlı kızaran hamurların kenarlarını korumak ya da fırındaki yemeğin üzerini kapatmak için pratik bir çözüm sunsa da bazı yiyecekleri buzdolabında saklarken folyoyu doğrudan kullanmak iyi bir fikir olmayabilir.
Özellikle asitli, çok tuzlu ve nemli yiyecekler, uzun süre alüminyum folyoyla temas ettiğinde folyoyla reaksiyona girebilir. Bunun sonucunda folyoda küçük delikler, koyu lekeler veya çukurlaşmalar oluşabilir. Bazı durumlarda yiyeceğin tadında da metalik bir değişiklik meydana gelebilir.
Burada önemli olan, folyoyla yiyeceğin kısa süreli teması ile yiyeceğin folyoya sarılarak saatlerce veya günlerce bekletilmesi arasındaki farktır. Fırında kısa süreli pişirme sırasında folyo kullanmak farklı bir durumken, asidik bir yemeği gece boyunca doğrudan folyoya temas edecek şekilde buzdolabında saklamak farklıdır.
Asit ve tuz alüminyum folyoyla neden reaksiyona giriyor?
Alüminyum folyo tamamen çıplak metalden oluşan bir yüzeye sahip değildir. Yüzeyinde doğal olarak oluşan ince bir alüminyum oksit tabakası bulunur. Bu tabaka, alüminyum ile yiyecek arasında koruyucu bir bariyer görevi görür, ancak asitler bu tabakayı kısmen çözebilir.
Tuzun içerdiği klorür iyonları da yüzeydeki koruyucu tabakanın bazı noktalarında bozulmaya yol açabilir. Alttaki alüminyum açığa çıktığında, özellikle yiyeceğin yüzeyindeki nemin de etkisiyle reaksiyon meydana gelebilir.
Bu nedenle ıslak, asidik veya çok tuzlu yiyeceklerle uzun süre temas eden folyoda koyu lekeler, çukurlaşmalar ve küçük delikler görülebilir. Yiyeceğin yüzeyinde gri renkli bir kalıntı oluşması veya metalik bir tat hissedilmesi de mümkün olabilir. Asit ve tuzun aynı anda bulunması reaksiyonu daha belirgin hale getirebilir.
Peki, bu şekilde etkilenen yiyecekler yenilebilir mi?
Enstitüsü'ne göre gıdalardan alınan alüminyumun akut toksisitesi düşüktür. Reynolds da folyo ile reaksiyon sonucunda lekelenmiş yiyeceklerin yenilebilir olduğunu belirtiyor.
Bununla birlikte, folyoda belirgin şekilde hasar oluşmasına veya yiyeceğin tadının değişmesine neden olan saklama yöntemini alışkanlık haline getirmemek daha uygun. Böylece hem gereksiz alüminyum geçişini hem de yiyeceğin istenmeyen bir tat kazanmasını ve folyonun zarar görmesini önlemek mümkün.
Reaksiyonun ne kadar sürede başlayacağı konusunda kesin bir süre vermek ise mümkün değil. Yiyeceğin asitliği, tuz oranı, nemi, sıcaklığı ve folyoyla temas süresi gibi birçok faktör sonucu etkiliyor. Araştırmalarda asidik çözeltilerin alüminyum üzerindeki etkisi 24 ila 120 saatlik temas sürelerinde incelenirken, sıcaklığın artması korozyon hızını da artırabiliyor.
Bu nedenle limonlu veya domatesli bir yemeği kısa süreliğine folyoyla örtmek ile aynı yemeği gece boyunca doğrudan folyoya temas edecek şekilde saklamak aynı durum değil.
Saklarken alüminyum folyodan uzak tutulması gereken 4 yemek
1. Domates bazlı yemekler
Marinara sosu, acılı sos ve lazanya gibi yemeklerde bol miktarda domates bazlı, yani asidik sos bulunur. Bu soslar folyoyla saatlerce temas ettiğinde reaksiyon meydana gelebilir.
Bu nedenle domates soslu yemek artıklarını doğrudan folyoya sararak buzdolabında bekletmek yerine kapaklı bir kaba aktarmak daha uygun olur.
2. Turunçgiller içeren yiyecekler
Limon soslu tavuk, misket limonu soslu balık veya üzerinde limon dilimleri bulunan yemekler de uzun süreli folyo teması için uygun değildir.
Özellikle sitrik asit ve nemin bir arada bulunması, alüminyum yüzeyle reaksiyon ihtimalini artırabilir. Limon veya misket limonu içeren yemekleri saklarken cam ya da gıda saklamaya uygun plastik kapları tercih etmek daha iyi bir seçenektir.
3. Sirke bazlı yemekler
Turşu sebzeler, sirke soslu salatalar ve sirke ağırlıklı marinasyonlarla hazırlanmış etler de dikkat edilmesi gereken yiyecekler arasında.
Sirkenin asidik yapısına ek olarak turşularda genellikle yüksek miktarda tuz bulunur. Asit ve tuzun bir araya gelmesi, alüminyum folyoyla uzun süreli temas açısından özellikle elverişli bir ortam oluşturabilir.
Bu tür yiyecekleri reaktif olmayan, kapaklı bir kapta saklamak daha doğru olur.
4. Islak ve çok tuzlu yiyecekler
Tuzlu suda bekletilmiş kümes hayvanları, kendi suyunda saklanan etler ve yüksek miktarda tuz içeren diğer nemli yiyecekler de uzun süre folyoyla temas ettiğinde sorun yaratabilir.
Burada önemli olan yemeğin üzerinde bulunan normal miktarda tuz değil, tuzlu sıvıyla uzun süreli temas. Kuru bir sandviçe serpiştirilen tuz ile tuzlu su içinde bekleyen bir etin folyoyla oluşturduğu temas aynı değildir.
Bu yiyecekler nasıl saklanmalı?
Asidik, tuzlu veya nemli yemek artıklarını saklarken en kolay çözüm, kapaklı cam veya gıda saklamaya uygun plastik kaplar kullanmak. Özellikle domates sosları ve turşular için cam kaplar pratik bir seçenek olabilir.
Açılmış konserve kutularındaki yemek artıklarını da doğrudan kutuda bırakmak yerine uygun bir saklama kabına aktarmak tercih edilebilir.
Yemeğin üzerini mutlaka folyoyla kapatmanız gerekiyorsa, folyoyu yiyeceğe doğrudan temas ettirmemeye çalışın. Folyo ile yemek arasında boşluk bırakmak mümkün değilse, araya pişirme kağıdı koymak da doğrudan teması azaltabilir.
Alüminyum folyoyu fırında yemek pişirirken veya kısa süreli olarak bir yemeğin üzerini kapatırken kullanmaya devam edebilirsiniz. Asitli veya çok tuzlu yemekleri buzdolabında gece boyunca saklayacaksanız, doğrudan folyoya sarmak yerine kapaklı bir kaba aktarmak daha uygun bir yöntemdir.