Japonya’nın Aoshima Adası (Ehime), geçmişte canlı bir balıkçı köyü olarak biliniyordu. Denizle iç içe yaşayan halk, geçimini büyük ölçüde balıkçılıktan sağlıyor, ada ise günün her saatinde hareketli bir liman yaşamına ev sahipliği yapıyordu. Ancak zamanla balıkçılığın azalması ve genç nüfusun büyük şehirlere göç etmesiyle birlikte bu düzen yavaş yavaş ortadan kalktı. İnsanların adayı terk etmesiyle birlikte Aoshima’nın kaderi de tamamen değişmeye başladı.

ZAMANLA KEDİLER ÇOĞALDI

Başlangıçta balıkçı teknelerinde fareleri kontrol etmek amacıyla adaya getirilen kediler, yıllar içinde beklenmedik bir şekilde çoğaldı. İnsan nüfusu azalırken kedilerin sayısı giderek arttı ve ada, zamanla onların hakimiyetine geçen sıra dışı bir yaşam alanına dönüştü. Bugün Aoshima’da yaklaşık iki yüz kedi yaşadığı, buna karşılık yalnızca birkaç yaşlı insanın kaldığı ifade ediliyor. 

HİÇBİR TİCARİ YAPI BULUNMUYOR

Aoshima’yı farklı kılan en önemli özelliklerden biri, modern turistik alanların aksine neredeyse hiçbir ticari yapının bulunmaması oldu. Adada ne bir market ne bir kafe ne de konaklama imkânı var. Ziyaretçiler bu nedenle ihtiyaçlarını yanlarında getiriyor ve adada kaldıkları süre boyunca tamamen doğayla ve kedilerle baş başa kalıyor.

Adaya gelen ziyaretçileri karşılayan en dikkat çekici şey, sokaklarda özgürce dolaşan yüzlerce kedi oluyor. Feribottan inen turistler kısa sürede kendilerini kedilerin arasında buluyor, bazıları kucaklara çıkıyor, bazıları ise ziyaretçilerin etrafında dolaşarak yiyecek bekliyor. Ancak bu etkileşimler kontrolsüz bırakılmıyor ve özellikle liman çevresinde belirlenen alanlarda gerçekleşmesine izin veriliyor. Böylece hem kedilerin düzeni hem de adanın doğal dengesi korunmaya çalışılıyor.