Antarktika'nın dondurucu soğuğunun ortasında, bilim dünyasını şaşkına çeviren devasa bir jeolojik güç yükseliyor: Erebus Yanardağı. 3 bin 794 metre yüksekliğiyle kıtanın en yüksek aktif yanardağı olan Erebus, onlarca yıldır zirvesinde kaynayan dev bir lav gölü barındırıyor. Ancak onu asıl benzersiz kılan şey ne lavları ne de yüksekliği. Bu yanardağ, kelimenin tam anlamıyla gökyüzüne altın saçıyor.

GÜNDE 80 GRAM ALTIN ATMOSFERE DAĞILIYOR

Bilim insanlarının volkandan yükselen devasa gaz bulutları üzerinde yaptığı son incelemeler, ağızları açık bırakan bir gerçeği ortaya çıkardı. Erebus Yanardağı, gazlarla birlikte çıplak gözle seçilemeyen mikroskobik altın kristalleri püskürtüyor.

Yapılan hassas hesaplamalara göre, dağ her gün ortalama 80 gram altını atmosfere salıyor.

RÜZGARLAR KİLOMETRELERCE TAŞIYOR

Peki, bu altınlara ne oluyor? Antarktika'nın o meşhur ve amansız fırtınaları devreye girerek bu mikro altın zerrelerini yüzlerce kilometre uzağa taşıyor.

Uzmanlar, atmosfere karışarak devasa bir coğrafyaya yayılan bu altın parçacıklarının mikroskobik boyutlarda olduğunu belirtiyor. Yani bu zerreleri toplamak teknik olarak imkansız; bu durum herhangi bir ticari kazanç ya da madencilik faaliyeti için ne yazık ki uygun değil.

BUZ MAĞARALARINDA GİZLİ YAŞAM KEŞFEDİLDİ

Erebus Dağı’nın bilim dünyasına sürprizleri sadece altın kristalleriyle sınırlı değil. Yanardağın derinliklerinden gelen aşırı sıcak gazlar, yüzeydeki kalın buz kütlelerini alttan eriterek benzersiz yeraltı buz mağaraları oluşturuyor.

Kaynak olarak ekle

Dış dünyadan tamamen izole olan bu ekstrem ekosisteme inen araştırmacılar, büyüleyici bir keşfe daha imza attı: Mağaraların içinde, aşırı koşullara uyum sağlamış onlarca yeni mikroskobik mantar türü tespit edildi.

Erebus Yanardağı, hem jeolojik altınıyla hem de buzların altındaki gizemli biyolojik çeşitliliğiyle, bilim insanları için adeta yaşayan bir laboratuvar olmaya devam ediyor.