Dünya üzerinde, on yıllardır kaşiflerin ve yerel halkın hayal gücünü cezbeden öyle yerler var ki, buralara ayak basan ziyaretçiler aniden yönlerini şaşırdıklarını, kafalarının karıştığını ve "bir şeylerin ters gittiğini" fısıldıyor. Kimileri pusulaların delirdiğini iddia ediyor, kimileri ise sadece birkaç dakika içinde tam bir yön kaybı (oryantasyon bozukluğu) yaşıyor. Bu gizemli coğrafyaların başında, devasa boyutları ve ürpertici hikayeleriyle Sibirya’nın kalbindeki Baykal Gölü geliyor.

National Geographic uzmanlarına göre Rusya'ya ait olan Baykal Gölü, dünyanın en derin tatlı su gölü olmasının yanı sıra gezegenimizin en eski göl alanı olarak kabul ediliyor. Devasa boyutları, Avrupa'daki birkaç ülkenin toplam yüzölçümünden bile daha büyük:

Yaklaşık 636 kilometre uzunluğunda ve 25 ila 80 kilometre genişliğinde.

Dünya üzerindeki donmamış tatlı suyun yaklaşık yüzde 20'sini tek başına barındırıyor.

O kadar büyük ve ıssız kıyılara sahip ki, yerel halk ona göl yerine "deniz" diyor. Bu uçsuz bucaksızlık, göle bakan insanlarda mesafe ve yön duygusunun saniyeler içinde kaybolmasına neden oluyor.

Yıllardır araştırmacılar, göl yüzeyinde aniden beliren garip sis bulutlarından, optik yanılsamalardan (seraplar) ve hiçbir fiziksel engel olmadığı halde yaşanan ani yön kayıplarından bahsediyor.

İnsan beyni büyük su kütlelerinde neden yönünü kaybeder?

Seyahat ederken yönümüzü bulmak için beynimiz; görme, hafıza ve hareket algısını eş zamanlı olarak kullanır. Bu unsurlardan biri çöktüğünde yön kaybı kaçınılmaz olur. Yeni Zelanda Arama ve Kurtarma Konseyi tarafından yapılan bir araştırma, insanların açık alanlarda kendi yön bulma yeteneklerini gözlerinde büyüttüğünü, ancak belirli görsel işaretler (binalar, yollar, belirgin ağaçlar veya kayalar) ortadan kalktığında bu yeteneğin hızla çöktüğünü ortaya koyuyor.

Baykal Gölü'nde insan beynini kilitleyen doğal faktörler şunlar:

Görüş mesafesini sıfıra indirerek gökyüzü ile su arasındaki çizgiyi yok eder.

Teknenin veya kişinin fark etmeden rotasından sapmasına neden olur.

Beynin referans alabileceği hiçbir sabit nokta barındırmaz.

Suyun ve buzun ışığı kırarak sahte ufuk çizgileri yaratması beyni yanıltır.

Kayıp tekneler ve "Sibirya Bermuda Üçgeni"

Göl, sadece yön kayıplarıyla değil, paranormal iddialarla da anılıyor. Malorie's Adventures adlı seyahat portalına göre, gölde aniden kaybolan balıkçı tekneleri, gizemli bir şekilde can veren profesyonel dalgıçlar ve suyun üzerinde dans eden açıklanamayan ışıklar, buranın popüler kültürde "Sibirya Bermuda Üçgeni" olarak adlandırılmasına yol açtı.

Kaynak olarak ekle

Bilim insanları bu iddiaların arkasında gizemli güçler aramak yerine; gölün ekstrem soğukluğuna, ani hava değişimlerine ve bin metreyi aşan devasa derinliğin yarattığı lojistik tehlikelere dikkat çekiyor.