Orta ve Güney Asya'nın yüksek dağlarında yaşayan kar leoparları, dünyanın en görkemli kedigillerinden biri olarak kabul ediliyor. Rusya, Afganistan, Nepal ve Tibet gibi 12 Asya ülkesinde görülen bu tür, Tibet’in mavi koyunu, Sibirya dağ keçisi ve pika gibi hayvanlarla besleniyor. Ancak vahşi doğada kalan kar leoparlarının sayısı yalnızca 4 bin 500 ila 7 bin 500 arasında tahmin ediliyor.

Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan yeni araştırma, iklim değişikliğinin kar leoparlarının yaşam alanlarını hızla daralttığını gösteriyor. Stanford Üniversitesi’nden biyolog Dmitri Petrov’a göre, uzak bölgelerde yaşadıkları için insan faaliyetlerinden doğrudan etkilenmeseler de, iklim krizinden kaçmaları mümkün değil. Petrov, “İnsanlar dağlara gitmese bile iklim değişiyor; bu da herkesi ve her şeyi etkiliyor” diyor.

Araştırmacılar, 37 kar leoparının tüm genomunu dizileyerek şimdiye kadarki en kapsamlı genetik analizlerden birini gerçekleştirdi. Daha önce yalnızca dört bireyin genetik yapısı incelenmişti. Yeni veriler, bu leoparların büyük kısmının birbirine çok benzediğini, yani genetik çeşitliliğin son derece düşük olduğunu gösterdi.

Küçük ve uzun süredir izole yaşayan popülasyonlarda görülen bu düşük genetik çeşitlilik, türün değişen çevre koşullarına, hastalıklara ve avcılara karşı daha savunmasız hale gelmesine yol açıyor. Bilim insanları, bu durumun kar leoparlarının yok olma riskini artırdığını vurguluyor.

Kaynak olarak ekle

Yine de çalışmada umut verici bir detay da var. Kar leoparlarının “homozigot yükü” düşük bulundu; yani zararlı genetik mutasyonları daha az oranda taşıyorlar. Bu, türün geçmişte genetik “temizlenme” sürecinden geçtiğini ve belli bir dayanıklılık geliştirdiğini gösteriyor.

Ancak uzmanlara göre bu direnç, iklim değişikliğinin etkilerine karşı yeterli değil. Petrov, “Yaşam alanları bozulmaya başlarsa, kar leoparlarının soyu kolayca tükenebilir, çünkü onlar için çok az ekolojik alan kaldı ve nüfusları çok küçük” diyerek uyarıda bulunuyor.