İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi’nden araştırmacıların liderliğinde yapılan çalışmada, meyvenin hücre yapısı mikroskop altında incelendi. Bilim insanları, meyvenin dış hücre duvarlarında bulunan liflerin özel bir bükümlü ve katmanlı yapı oluşturduğunu tespit etti. Bu yapı, ışık dalgalarının bir kısmını yok ederken bir kısmını güçlendirerek belirli dalga boylarının öne çıkmasına neden oluyor.

Normalde renkler, maddelerin beyaz ışığın bazı dalga boylarını emmesiyle ortaya çıkıyor. Ancak Pollia condensata meyvesi, yapısal renklenme adı verilen farklı bir yöntem kullanıyor. Bu yöntemde mavi ışık dalga boyları baskın hale gelirken, daha az miktarda yeşil ve kırmızı ışık da yansıyor. Bu durum, meyveye pikseli andıran, benekli bir görünüm kazandırıyor.

Araştırmacılar, bu meyvenin yeryüzünde yaşayan canlılar arasında en yüksek yansıtıcılığa sahip biyolojik yapılardan biri olduğunu belirtiyor. Mermer meyvesi, üzerine düşen ışığın yaklaşık yüzde 30’unu yansıtıyor. Bu oran; böcek kabukları, kuş tüyleri ve ünlü Morpho kelebeklerinin mavi pullarından bile daha yüksek.

Bu etkileyici görünümün önemli bir işlevi de var. Bilim insanlarına göre meyve, besin değeri taşımadığı için kuşları besinle değil, görsel cazibesiyle kendine çekiyor. Bu sayede kuşlar tarafından taşınan tohumlar, bitkinin daha geniş alanlara yayılmasını sağlıyor. Hücre yapısı sayesinde meyve, bu parlak görünümünü onlarca yıl boyunca koruyabiliyor.

Cambridge Üniversitesi’nden bitki bilimci Beverley Glover, bu mekanizmanın evrimsel açıdan son derece etkileyici olduğunu belirterek, bitkinin fotosentez için hayati olan kaynaklarını boşa harcamadan, kuşlar için karşı konulmaz bir sinyal oluşturduğunu ifade etti. Araştırma, bilimsel dergi PNAS’ta yayımlandı.