İkinci el araç piyasasına yönelik yapılan son pazar analizleri, tüketici tercihlerinin araç fiyatlamasındaki rolünü ortaya koydu. TF1 tarafından paylaşılan verilere göre, araç alıcılarının performans ve kilometreden sonra en çok dikkat ettiği unsurlardan birinin karoser rengi olduğu saptandı.

BU RENKLER DAHA ÇOK TERCİH EDİLİYOR 

Araştırma sonuçlarına göre; gri, siyah ve beyaz tonları piyasaya hakimiyetini sürdürüyor. Klasik ve "risksiz" olarak nitelendirilen bu renkler, geniş bir alıcı kitlesine hitap ettiği için ikinci el satış sürecinde fiyat istikrarı sağlıyor. Bu renklerdeki araçların satıcıları, talep yoğunluğu nedeniyle fiyatta indirime gitme zorunluluğu hissetmiyor.

MARJİNAL RENKLERDE DEĞER KAYBI RİSKİ VAR 

Piyasa verileri, daha nadir görülen renklerin ikinci el değerinde kayda değer düşüşlere yol açtığını gösteriyor. Özellikle şu renk gruplarında satış süreci uzarken, işlem fiyatları düşüş gösteriyor:

Pembe ve Mor: En düşük talep gören renkler arasında.

Parlak Sarı ve Yeşil: Kısıtlı bir kitleye hitap ettiği için likiditesi düşük.

Uzmanlar, bu renklerin satış süresini uzattığını ve satıcıların işlemi tamamlayabilmek için genellikle "klasik" renklere oranla daha düşük fiyatları kabul etmek zorunda kaldığını belirtti. Ayrıca, canlı renk tonlarının dış etkenlere karşı daha hassas olması ve bakım maliyetlerinin yüksekliği, bu araçların değer kaybını tetikleyen diğer unsurlar olarak öne çıkıyor.

LÜKS SEGMENTTE DURUM FARKLILAŞIYOR 

İkinci el piyasasındaki genel eğilimin aksine, sıfır araç ve lüks segmentte renk faktörü bir "katma değer" olarak işlev görebiliyor. Üreticilerin sunduğu özel ve ikonik renk paletleri, aracın liste fiyatını binlerce euro yukarı çekebiliyor.