Günlük hijyen alışkanlıklarının ayrılmaz bir parçası olan tuvalet kağıtlarında, estetik ve koku amacıyla kullanılan katkı maddelerinin sağlık üzerinde ciddi yan etkilere yol açabileceği belirtildi. Yapılan incelemeler, özellikle parfümlü ve desenli ürünlerin içeriğindeki kimyasalların vücudun hassas bölgelerinde çeşitli klinik tablolara zemin hazırladığını ortaya koyuyor.
CİLTLE TEMAS ANINDA REKASİYONA SEBEP OLABİLİR
Tuvalet kağıtlarına eklenen sentetik kokuların ve renkli desenlerin üretiminde kullanılan fitalatlar ve çeşitli uçucu bileşenler, ciltle temas anında reaksiyonlara neden olabiliyor. Uzmanlar, bu maddelerin vücudun doğal pH dengesini bozarak koruyucu bakteri florasına zarar verdiğine dikkat çekti. Bu durumun özellikle kadınlarda mantar enfeksiyonları ve bakteriyel vajinozis riskini artırdığı kaydedildi.
DERİ İLTİHAPLANMASINA YOL AÇIYOR
Kokulu kağıt kullanımı "kontakt dermatit" olarak adlandırılan deri iltihaplanmalarına yol açabiliyor. Ciltte kızarıklık, şiddetli kaşıntı ve ödemle kendini gösteren bu durum, ürünün içindeki yapay aromaların deri tarafından emilmesiyle tetikleniyor. Ayrıca, bu kimyasalların idrar yollarında hassasiyet yaratarak enfeksiyon süreçlerini zorlaştırabildiği ifade edildi.
HORMONEL SİSTEMİ ETKİLİYOR
Beyazlatma işleminde kullanılan klorun yanı sıra, koku veren maddelerin bir kısmının hormonel sistemi etkileyebilecek bileşenler içerdiği uyarısı yapılıyor. Kağıt ürünlerinin yumuşaklığını ve kokusunu artırmak için kullanılan bu sentetiklerin, uzun süreli kullanımda vücutta birikim yapabileceği vurgulandı.
UZMANLARDAN UYARI YAPILDI
Sağlık risklerini minimize etmek adına tüketicilere şu önerilerde bulunuldu: Koku ve boya içermeyen, doğal beyazlığa sahip ürünlerin tercih edilmesi. "Klor içermez" (TCF) ibaresi bulunan kağıtlara yönelinmesi. Hassas cilt yapısına sahip bireylerin, kimyasal katkılı ürünlerden kaçınarak su ile temizliğe öncelik vermesi.
Banyo hijyeninde tercih edilen ürünlerin sadece konfor odaklı değil, biyolojik uyumluluk kriterlerine göre seçilmesinin, uzun vadeli sağlık sorunlarının önlenmesinde kritik rol oynadığı belirtildi.